ABD Başkanı Donald Trump, Federal Rezerv (Fed) Başkanlığı için Kevin Warsh’ı aday gösterdi. Görev süresi Mayıs ayında sona erecek olan Jerome Powell’ın yerine önerilen Warsh’ın adaylığı, Senato onay sürecine bağlı olarak kesinleşecek.
Trump, adaylığı Truth Social hesabından duyurarak Warsh’a güçlü destek verdi. Trump paylaşımında, “Kevin’i çok uzun zamandır tanıyorum. Fed tarihinin en büyük başkanlarından biri olacağına hiç şüphem yok,” ifadelerini kullandı. Karar, Trump’ın Powell yönetimindeki Fed’e yönelik 2018’den bu yana sürdürdüğü eleştirilerin ardından geldi.
Piyasalar temkinli tepki verdi
55 yaşındaki Kevin Warsh’ın adaylığı, küresel piyasalarda sert bir dalgalanmaya yol açmadı. Analistler, Warsh’ın geçmişte Fed Yönetim Kurulu’nda görev yapmış olması ve Wall Street tarafından “tamamen siyasi bir figür” olarak görülmemesinin bu sakinlikte etkili olduğunu belirtiyor.
The Bahnsen Group Yatırım Direktörü David Bahnsen, CNBC’ye yaptığı değerlendirmede, Warsh’ın finansal piyasalar nezdinde güvenilir bir isim olduğunu vurguladı. Bahnsen’e göre kısa vadede faiz indirimi beklentileri korunurken, Warsh uzun vadede Fed’in kurumsal kredibilitesini sürdürmeye çalışabilir.
Senato onayı en büyük belirsizlik
Warsh’ın önündeki en kritik eşik Senato onayı olacak. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı’nın Jerome Powell hakkında yürüttüğü soruşturma sonuçlanmadan hiçbir Fed adayını desteklemeyeceğini açıkladı.
Beyaz Saray ise sürecin hızla tamamlanacağı görüşünde. Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, soruşturmanın kısa sürede kapanacağını ve Warsh’ın onaylanması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirtti.
Fed’de “rejim değişikliği” tartışması
Kevin Warsh, geçtiğimiz yaz yaptığı açıklamalarda Fed’de bir “rejim değişikliği” gerektiğini savunmuştu. Warsh, mevcut Fed yönetiminin güvenilirlik sorunu yaşadığını ifade etmişti. Bu açıklamalar, Fed gibi uzlaşı temelli çalışan bir kurumda daha sert bir yönetim tarzı ihtimalini gündeme getirdi.
Uzmanlara göre Warsh’ın göreve gelmesi halinde bankacılık regülasyonlarında gevşeme, sermaye yeterlilik kurallarında esneklik ve iklim riskleri gibi başlıklarda geri adımlar hız kazanabilir.
Fed bağımsızlığı yeniden tartışma konusu
Warsh’ın adaylığı, Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Trump yönetimi daha önce Fed üzerindeki Beyaz Saray etkisinin artırılmasını ve faiz kararlarında başkanla istişare mekanizması kurulmasını gündeme getirmişti.
Adalet Bakanlığı’nın Powell’ı Fed binasının yenileme süreci nedeniyle ifadeye çağırması da tansiyonu yükseltti. Powell bu süreci, Fed’e yönelik siyasi baskı olarak nitelendirdi.
Faiz, enflasyon ve kritik kararlar
ABD’de enflasyon hâlâ Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrederken, iş gücü piyasasında yavaşlama sinyalleri dikkat çekiyor. Vadeli işlemler piyasası, bu yıl en fazla iki faiz indirimi daha yapılabileceğini ve politika faizinin uzun vadede yüzde 3 civarında dengeleneceğini fiyatlıyor.
Piyasalar, Warsh’ın göreve gelmesi halinde ani ve sert bir politika değişikliği beklemiyor.
Powell Fed’de kalabilir mi?
Jerome Powell’ın Fed Yönetim Kurulu üyeliğinde iki yıl daha süresi bulunuyor. Hukukçulara göre Powell, Trump’ın Fed üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla görevine devam etmeyi tercih edebilir.
Öte yandan Yüksek Mahkeme’nin, Trump’ın Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimini incelemesi, başkanların Fed üzerindeki yetki sınırları açısından emsal oluşturabilecek nitelikte görülüyor.
Fed başkanlığı yarışı nasıl sonuçlandı?
Fed Başkanlığı için yürütülen süreçte 11 aday değerlendirilirken, son aşamada Kevin Warsh, Christopher Waller, Rick Rieder ve Kevin Hassett öne çıktı. Trump, tüm adayları “olağanüstü yetenekli” olarak nitelendirirken, tercih Warsh’tan yana oldu.
Sonuç: Küresel piyasalar için kritik eşik
Kevin Warsh’ın Fed Başkanlığına aday gösterilmesi, yalnızca bir isim değişikliği değil; ABD para politikasının yönü, Fed’in bağımsızlığı ve siyasi müdahalenin sınırları açısından da kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Senato süreci ve Powell’ın alacağı kararlar, önümüzdeki aylarda küresel piyasaların ana gündem maddelerinden biri olacak.

















