Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin farklı bölgelerinde Hazine’ye ait kıyı ve orman alanlarını otel yatırımları için ihaleye açtı. Bakanlığın yayımladığı tahsis duyurusunda, 14 bölgede yer alan değerli turizm arazilerinin özel şirketlere devredileceği belirtildi.
En dikkat çekici alan ise Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Tuzcular Mahallesi’nde bulunan ve Roma döneminden kalma Antalya Kalesi’nin burçları ile surlarının da içinde bulunduğu 1.042 m²’lik tarihi alan oldu. Dokuz parselin birleştirilerek tahsise açıldığı alanın 338 m²’si kale burcu ve surlardan oluşuyor. İhaleyi kazanan şirket, burada özel konaklama tesisi kurabilecek.
Belediye başkanından tepki
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kararın Antalya Kaleiçi tarihi kent surlarının bitişiğinde ve kentsel sit alanı sınırları içinde olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kent dokusuna, değerlerine ve silüetine doğrudan etki edecek kararların, Ankara’dan tek taraflı biçimde verilmesini doğru bulmuyoruz. Bu tür kararların yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum ve kent aktörleriyle birlikte alınması gerekir.”
Karadeniz yaylaları da otel yatırımlarına açıldı
Bakanlığın tahsisleri yalnızca Antalya ile sınırlı değil. Giresun Yavuzkemal Yaylası’nın bitişiğindeki Sipahi Ormanı da 250 yatak kapasiteli otel yapılması için yatırımcılara açıldı. Yaklaşık 3,9 milyon m² büyüklüğündeki orman alanı, 4 bin dönümü aşan genişliğiyle dev bir tahsis alanı oluşturuyor. Bu yatırımların özellikle Arap turistleri hedeflemesi bekleniyor. 
Turistik bölgelerde ‘kupon arsalar’
Açıklamaya göre bakanlık;
Antalya Kundu’da 159 dönüm arsayı butik otel için,
Manavgat Kızılağaç’ta 550 yataklı iki ayrı 5 yıldızlı otel için,
Kemer Göynük’te 71 dönümlük denize sıfır devlet ormanını bin yataklı otel için,
Kemer Çamyuva’da ise 100 yataklı personel lojmanı için ihaleye açtı.
Ayrıca Muğla Bodrum, Torba ve Fethiye’de yeni otel yatırımları için arazi tahsis edilecek.
Kamuoyu tepkisi
Tarihi kalelerin, ormanların ve kıyıların turizm yatırımlarına açılması, sosyal medyada ve kent aktörleri arasında “tarih ve doğa satılıyor” yorumlarına neden oldu.

















