Türkiye’de konut üretim maliyetleri yükseliş trendini sürdürürken, inşaata başlamadan önce oluşan “ön maliyetler” de dikkat çekiyor. Sosyal medyada “İnşaat Doktoru” adıyla bilinen sektör temsilcisinin paylaştığı verilere göre, 200 metrekarelik müstakil bir ev için daha kazma vurulmadan yaklaşık 500 bin TL harcama yapılıyor.
Resmi verilere bakıldığında tablo bu iddiayı destekler nitelikte. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı Şubat ayı verilerine göre inşaat maliyet endeksi aylık bazda yüzde 1,51, yıllık bazda ise yüzde 25,72 artış gösterdi. Aynı dönemde malzeme maliyetleri yıllık yüzde 23,73, işçilik maliyetleri ise yüzde 29,12 yükseldi.
Ruhsat ve proje giderleri başı çekiyor
Paylaşılan maliyet kalemlerine göre en büyük payı proje ve ruhsat süreçleri oluşturuyor. Tüm disiplinleri kapsayan proje, ruhsat, teknik uygulama sorumluluğu (TUS) ve danışmanlık hizmetleri yaklaşık 200 bin TL seviyesinde. Yapı ruhsat ücreti ise 115 bin TL’yi aşıyor.
Bunun yanında şantiye şefi gideri, altyapı katılım bedelleri ve çeşitli harçlar da toplam maliyeti ciddi şekilde artırıyor. Öne çıkan bazı kalemler şöyle:
- Proje ve danışmanlık giderleri: ~200.000 TL
- Yapı ruhsat ücreti: ~115.000 TL
- Şantiye şefi (1 yıllık): ~93.750 TL
- Altyapı katılım bedelleri (su + kanal): ~36.000 TL
- Diğer harç ve belge giderleri: ~50.000 TL+
Tüm kalemler toplandığında, henüz inşaat sürecine başlanmadan yaklaşık 500 bin TL’lik bir başlangıç maliyeti ortaya çıkıyor.
“Görünmeyen maliyetler” yatırım kararlarını etkiliyor
Uzmanlara göre arsa üzerine bireysel konut yaptırmayı planlayanlar için en büyük sürpriz, çoğu zaman bu tür ön hazırlık giderleri oluyor. İnşaat maliyetleri denildiğinde genellikle kaba ve ince yapı giderleri öne çıksa da, ruhsat ve yasal süreçler toplam bütçenin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Artan maliyetler, özellikle müstakil ev yaptırmak isteyen orta gelir grubunun planlarını zorlaştırırken, sektör temsilcileri maliyet hesaplarının daha şeffaf ve bütüncül yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

















