Yargıtay kefaletin geçerli olması için yeni şartlar getirdi
Kira sözleşmelerinde kefaletin geçerliliğine ilişkin önemli bir emsal karar veren Yargıtay, kefilin borçtan sorumlu tutulabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Yüksek Mahkeme, kefilin sorumlu olduğu azami tutar ile kefalet tarihinin, kefilin kendi el yazısıyla yazılmadığı sözleşmelerde kefaletin geçerli olmayacağına karar verdi.
Kefalet sözleşmesindeki eksiklik davayı belirledi
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, kira sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kişilerin borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin davadan kaynaklandı.Davacılar, kira sözleşmesine işlerini kaybetme endişesiyle imza attıklarını, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını ve bu nedenle icra takibinden sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürdü. Davalı ise davacıların noter huzurunda özgür iradeleriyle sözleşmeyi imzaladıklarını savundu.
TBK'nın şekil şartları hatırlatıldı
Mahkemeler, kararlarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesine dikkat çekti.Kanuna göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için;
- Sözleşmenin yazılı olarak yapılması,
- Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirtilmesi,
- Kefalet tarihinin yazılması,
- Müteselsil kefalet söz konusuysa bunun açıkça belirtilmesi,
- Azami sorumluluk tutarı ile kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekiyor.
Somut olayda ise kira sözleşmesinde kefillerin imzaları bulunmasına rağmen, sorumlu oldukları miktar ile kefalet tarihinin kendi el yazılarıyla yazılmadığı tespit edildi.
Yargıtay: Geçersiz kefalet sonradan onanamaz
İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi, kanundaki şekil şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle kefaletin geçersiz olduğuna karar verdi.Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de bu değerlendirmeyi yerinde buldu.Davalı taraf, davacıların sözleşmeyi noter huzurunda imzaladığını ve bir yıl içinde itiraz etmedikleri için sözleşmeyi onamış sayılmaları gerektiğini ileri sürdü. Ancak Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesine aykırı şekilde düzenlenen bir kefalet sözleşmesinin sonradan onanmasının mümkün olmadığına hükmetti.Böylece Bölge Adliye Mahkemesinin kararı oy birliğiyle onandı.
Emsal niteliğinde değerlendirme
19 Şubat 2025 tarihli, 2024/1358 Esas ve 2025/966 Karar sayılı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı, özellikle kira sözleşmelerinde kefil olan kişiler açısından önemli bir emsal oluşturdu.Karar, yalnızca imza atılmasının kefalet için yeterli olmadığını, kanunun öngördüğü şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Buna göre kefilin, sorumlu olduğu azami tutarı ve kefalet tarihini bizzat kendi el yazısıyla yazmadığı sözleşmelerde, kefalet hükümleri geçerli kabul edilmeyecek.
Rakamlarla- Kararı veren daire: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi: 19 Şubat 2025
- Esas No: 2024/1358
- Karar No: 2025/966
- Dayanak düzenleme: Türk Borçlar Kanunu m. 583