VakıfBank’a, 10 yıl vadeli 300 milyon dolarlık kaynak
VakıfBank, uluslararası piyasalardan sağladığı finansmanlara bir yenisini daha ekledi. Banka, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan (AIIB) 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarında kredi temin etti. Böylece VakıfBank’ın 2025 yılı başından bu yana yurt dışından sağladığı toplam kaynak tutarı yaklaşık 3 milyar dolara ulaştı.
VakıfBank’tan yapılan açıklamaya göre söz konusu kredi, depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşası ile KOBİ’lerin finansmanında kullanılacak. Kaynağın, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda ekonomiye uzun vadeli katkı sağlaması amaçlanıyor.
VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, uluslararası fonların Türkiye’ye kazandırılmasına büyük önem verdiklerini belirterek, “VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası arasında gerçekleştirilen bu ilk fonlama işlemi, çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla iş birliklerimizi coğrafi olarak çeşitlendirdiğimiz ve derinleştirdiğimiz önemli bir adım niteliği taşıyor” dedi.
Üstünsalih, 2025 yılı itibarıyla yurt dışı fonlama stratejisinde çok uluslu kalkınma bankalarıyla ilişkileri güçlendirmeyi önceliklendirdiklerini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:
???? Rakamlarla
???? Reel sektöre olumlu yansıyacak |
“Mayıs ayında Çin Kalkınma Bankası ile gerçekleştirdiğimiz 4 milyar RMB (Yuan) tutarındaki kredi anlaşmasıyla uzun bir aradan sonra bu kurumla iş birliği yapan tek Türk bankası olduk. Ardından Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) 1,5 milyar euro tutarında ve 10 yıl vadeli kredisi onaylandı. Böylelikle Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemi hayata geçirmiş olduk.”
Sağlanan yeni kaynakla birlikte VakıfBank’ın, hem afet sonrası yeniden yapılanma sürecine hem de KOBİ’lerin finansmana erişimine önemli katkı sunması bekleniyor.
Finans çevreleri, uzun vadeli ve düşük maliyetli bu tür kaynakların, bankaların bilanço yapısını güçlendirdiğini ve özellikle konut, altyapı ve KOBİ finansmanı gibi alanlarda kredi kapasitesini artırarak reel sektöre olumlu yansıdığını belirtiyor. 

















