Ekonomist Fatih Keresteci, Türkiye’deki yüksek fiyatların nedenlerini sosyal medya hesabından yaptığı detaylı bir değerlendirme ile 4 ana başlıkta özetledi. Bayram tatilinde vatandaşların sıkça dile getirdiği “pahalılık” algısını inceleyen Keresteci, konuya dair dikkat çekici veriler ve analizler paylaştı.
Peninsula Corporate Finance Yönetici Ortağı Fatih Keresteci, Türkiye'de gündemden düşmeyen hayat pahalılığına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Özellikle bayram tatilinde hem yurt içi hem yurt dışı fiyatların karşılaştırılmasıyla ortaya çıkan “neden bu kadar pahalıyız?” sorusuna yanıt arayan Keresteci, sosyal medya paylaşımında Türkiye’nin ekonomik gerçeklerine ışık tuttu.
“Pahalı kalitesizlik” vurgusu
Keresteci, paylaşımında “Bu soruya artık eski sayılabilecek bir sıfatı daha ekleyelim: Pahalı kalitesizlik” ifadesini kullanarak, Türkiye’de sadece fiyatların değil, verilen hizmetin ve ürün kalitesinin de sorgulanması gerektiğini belirtti. Pahalılık algısının yalnızca yeme-içme sektörüne değil, hayatın her alanına yayıldığını vurgulayan ekonomist, analizini şu sözlerle detaylandırdı:
1. Varlık fiyatları yanlış: Özellikle gayrimenkul
Türkiye’de varlık fiyatlarının, özellikle de gayrimenkul değerlerinin gerçekçi olmadığını ifade eden Keresteci, kira harcamalarının hane bütçesindeki payının arttığına dikkat çekti. TÜİK verilerine göre konut harcamalarının toplam içindeki payı son üç yılda %22.4’ten %26’ya çıktı. Alt gelir grubunda bu oran %33.2’ye kadar yükseldi. Bu durumun pahalılığı besleyen önemli bir unsur olduğu ifade edildi.
2. Yolsuzluk artık maliyet unsuru
Keresteci, Türkiye’nin 2024 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 107. sırada yer aldığını hatırlatarak, altyapı yatırımlarının dünyadaki en pahalı projeler arasında olduğunu söyledi. Hızlı zenginleşmenin ve şeffaf olmayan süreçlerin ekonomide ek maliyet yarattığını belirtti.
3. Verimsizlik ve eğitimdeki kalite sorunu
Ekonomist, eğitim sistemindeki sorunlar nedeniyle Türkiye'nin ciddi bir verimsizlikle karşı karşıya olduğunu, bunun da doğrudan fiyatlara yansıdığını söyledi. Küresel eğitim sıralamasında 55. sırada yer alan Türkiye’de liyakat eksikliğinin ekonomik maliyet oluşturduğunu belirtti.
4. Ahlaki tehlike ve fırsatçılık
Keresteci, dördüncü madde olarak ahlaki tehlike (moral hazard) kavramına dikkat çekti. “Urla’da 800 TL’ye satılan bir tabak kalamarın, Sakız Adası’nda 7 Euro’ya daha kalitelisinin bulunması, fırsatçılığın ulaştığı noktayı gösteriyor” dedi.
Keresteci’nin analizine göre, Türkiye’deki pahalılık çok boyutlu bir sorun. Sadece fiyatları düşürmek değil, aynı zamanda sistemsel reformlar yapmak da kaçınılmaz görünüyor.















