İstanbul’da dar gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen sosyal konut projelerinde yeni bir hareketlilik yaşanıyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen “İlk Evim” projesi kapsamında, Arnavutköy Sazlıbosna Mahallesi’nde yürütülen büyük ölçekli konut yatırımı yeniden hız kazandı.
Toplam 5,2 milyon metrekarelik alanda planlanan projede, 40 etap halinde 36 bin 628 konutun inşa edilmesi hedefleniyor. Proje, özellikle dar gelirli vatandaşlara uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarıyla ev sahibi olma imkânı sunmayı amaçlıyor.
Deprem sonrası süreçte yeniden hızlandı
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından inşaat faaliyetlerinde öncelik afet bölgelerine verilmiş, İstanbul’daki bazı projelerde geçici yavaşlama yaşanmıştı. Ancak afet konutlarında büyük ölçüde ilerleme sağlanmasının ardından Sazlıbosna’daki çalışmalar yeniden hız kazandı.
“150 bin kişi güvenli konutlara kavuşacak”
Murat Kurum projeye ilişkin yaptığı açıklamada, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü belirterek şunları söyledi:
“Tamamlandığında İstanbul’da yaklaşık 150 bin vatandaşımızı depreme dayanıklı, güvenli konutlara kavuşturacağız. Tüm konutlarımız sosyal konut niteliğinde olacak.”
Sadece konut değil, yaşam alanı
Projeye dair teknik detayları paylaşan TOKİ İnşaat Uzmanı Zafer İmece ise Sazlıbosna’da kapsamlı bir yaşam alanı kurulduğunu vurguladı. İmece, projenin yalnızca konut üretimiyle sınırlı olmadığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
- 1.428 ticari ünite
- 8 ilkokul ve 2 lise
- 2 aile sağlığı merkezi
- 13 cami
Bu donatılarla birlikte bölgenin kendi içinde sürdürülebilir bir yaşam merkezi haline getirilmesi planlanıyor.
Depreme dayanıklı yapı sistemi
Projede yer alan tüm konutların, güncel deprem yönetmeliğine uygun şekilde radye temel ve tünel kalıp sistemiyle inşa edildiği belirtiliyor. Bu yapı tekniği sayesinde hem dayanıklılık hem de uzun ömürlü kullanım hedefleniyor.
Uzmanlar, İstanbul gibi deprem riski yüksek bir şehirde bu tür sosyal konut projelerinin sadece barınma ihtiyacını değil, aynı zamanda güvenli yaşam ihtiyacını da karşılamada kritik rol oynadığını ifade ediyor.
















