Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve artan faiz oranları, tüketiciyi alternatif finansman modellerine yönlendirdi. Bu süreçte öne çıkan tasarruf finansmanı sistemi, özellikle konut ve otomobil almak isteyenler için güçlü bir seçenek haline geldi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) güvencesiyle faaliyet gösteren 9 tasarruf finansmanı şirketi, 2025 yılında işlem hacmini 1 trilyon 211 milyar liraya çıkardı. Sisteme dahil olan müşteri sayısı ise 1 milyon 157 bin 958’e ulaşarak rekor kırdı. 2024 yılına göre işlem hacmindeki artış oranı yüzde 262 oldu.
BDDK denetimi sektörde dönüşüm yarattı
Tasarruf finansmanı sektörünün BDDK denetimi ve lisanslama süreçlerine dahil olmasının üzerinden 5 yıl geçerken, sektör 1990’lı yıllardaki yapısından oldukça farklı bir noktaya ulaştı.
2021 sonrası yürürlüğe giren düzenlemelerle sektör ilk kez yasal bir çerçeveye kavuştu. Lisanslama süreçleri devreye girerken; iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim mekanizmaları zorunlu hale getirildi. Aynı zamanda şirketlerde profesyonel yönetim, bağımsız yönetim kurulu üyeleri ve belirli deneyim kriterlerine sahip insan kaynağı zorunluluğu getirildi.
Asgari sermaye şartlarının yükseltilmesi ise zayıf finansal yapıya sahip şirketlerin sistem dışına çıkmasını sağladı. Böylece sektör daha güçlü ve kurumsal bir yapıya kavuştu.
3 yılda katlanarak büyüdü
Tasarruf finansmanı sektöründeki büyüme özellikle 2023 sonrası hız kazandı:
2023: 370 bin 445 müşteri – 84 milyar TL işlem hacmi
2024: 533 bin 734 müşteri – 335 milyar TL işlem hacmi (%298 artış)
2025: 1 milyon 157 bin 958 müşteri – 1,21 trilyon TL işlem hacmi (%262 artış)
Sektörün aktif büyüklüğü de 2023’te 29 milyar TL’den 2025’te 323 milyar TL’ye yükseldi. 
Alacaklar ve özkaynaklarda güçlü artış
Sektörde finansal göstergelerde de dikkat çekici yükseliş yaşandı:
Alacaklar: 27,8 milyar TL’den 135,2 milyar TL’ye (%386,3 artış)
Özkaynaklar: 29,6 milyar TL’den 87,7 milyar TL’ye
Şube sayısı: 476’dan 654’e
İstihdam: 5.437’den 9.432’ye
Bu veriler, sektörün sadece hacim değil kurumsal kapasite açısından da büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Sistem nasıl işliyor?
Tasarruf finansmanı modelinde tüketici, BDDK lisanslı şirketlerden birine başvurarak finansman ihtiyacını belirliyor. Sistem iki temel model üzerinden ilerliyor:
Çekilişli model
Müşteri bazlı planlı teslim modeli
Katılımcıdan başlangıçta organizasyon ücreti alınıyor (genellikle %7–10 arası). Konutta vadeler 40 ila 240 ay arasında değişirken, araçta bu süre 40–120 ay arasında oluyor.
Belirli bir ödeme sürecinin ardından müşteri finansmana hak kazanıyor ve ödeme doğrudan satıcıya yapılıyor. Teslim sonrası taksit ödemeleri devam ediyor.
Sistemin en önemli farkı ise faizsiz olması ve nakit krediden farklı işleyişe sahip olması. Ayrıca sistemden çıkmak isteyen katılımcılar, organizasyon ücreti hariç yatırdıkları tutarı geri alabiliyor.
2026’da likidite düzenlemesi devreye girdi
BDDK, 2026 yılı itibarıyla sektöre yönelik yeni bir düzenlemeyi de yürürlüğe aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre:
Likidite yeterlilik oranı günlük hesaplanacak
Haftalık ortalama %100’ün altına düşemeyecek
Hesaplamalarda 30 günlük nakit akışı esas alınacak
Yeni düzenleme ile şirketlerin likidite riskine karşı daha sıkı bir denetim ve raporlama çerçevesine tabi olması hedefleniyor.
Talep artışı sürebilir
Uzmanlara göre, kredi faizlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi halinde tasarruf finansmanı sistemine olan ilginin önümüzdeki dönemde de artarak sürmesi bekleniyor. Özellikle konut erişiminin zorlaştığı mevcut ekonomik konjonktürde, faizsiz finansman modelleri daha geniş kitlelere ulaşma potansiyeli taşıyor.
Şebnem Turhan / ekonomim.com

















