Türkiye’de son yıllarda artan faiz oranları ve sıkı para politikaları, konut ve araç finansmanını özellikle orta gelir grubu için zorlaştırdı. Bankaların konut kredilerinde aylık faiz oranlarının yüzde 2’nin üzerine çıkması, alternatif finansman modellerine olan ilgiyi hızla artırdı. Bu süreçte tasarruf finansman (TF) şirketleri, hem bireysel hem de sektörel ölçekte dikkat çeken bir büyüme yakaladı.
Sektör rekor büyüme yakaladı
Tasarruf finansman sektörü son üç yılda adeta sıçrama yaptı.
2023 yılında 370 bin olan müşteri sayısı, 2024’te 533 bine, 2025’te ise 1 milyon 157 binin üzerine çıktı.
İşlem hacmi de benzer şekilde güçlü bir artış sergiledi:
- 2024: 335 milyar TL
- 2025: 1 trilyon 211 milyar TL
Bu artış, sadece bir yılda yüzde 262’lik büyümeye işaret ediyor. Aktif büyüklük ise 323 milyar TL seviyesine ulaştı. Son dört yılda sektörün toplam büyüklüğü yaklaşık 15 kat arttı.
Bankacılığa alternatif model nasıl çalışıyor?
Tasarruf finansman sistemi, klasik kredi modelinden farklı bir işleyişe sahip. Katılımcılar belirli bir hedef (konut veya araç) için sisteme dahil oluyor ve düzenli tasarruf yapıyor.
Modelin temel özellikleri şöyle:
- Nakit kredi yerine doğrudan satıcıya ödeme yapılır
- Faiz yerine yüzde 7–10 arası organizasyon ücreti alınır
- 240 aya kadar esnek vade imkânı sunulur
- Kura veya sıralama ile tahsisat yapılır
Bu yapı, özellikle faiz hassasiyeti olan kesimler için önemli bir alternatif oluşturuyor. 
Bankalara karşı avantajları öne çıkıyor
Tasarruf finansman modelinin hızlı büyümesinin arkasında birkaç kritik avantaj bulunuyor:
- Gelir beyanı zorunluluğu yok
- Kefil şartı bulunmuyor
- İkinci el konut ve araçlarda daha esnek kullanım
- Uzun vadeli ödeme planları
Özellikle araç finansmanında sektörün pazar payı dikkat çekici şekilde arttı. Dört yıl önce yüzde 2 seviyesinde olan pay, bugün yüzde 20’ye ulaştı.
Rakamlarla sektör
- 2025 müşteri sayısı: 1,15 milyon+
- 2025 işlem hacmi: 1,2 trilyon TL
- Aktif büyüklük: 323 milyar TL
- Araç finansmanında pazar payı: %20
- Maksimum vade: 240 ay
Küresel modelin Türkiye versiyonu
Tasarruf finansman sistemi aslında dünyada farklı örnekleri olan bir model.
Brezilya’daki “consórcio” sistemi ve Almanya’daki “Bausparkasse” modeli bu yapının benzerleri arasında yer alıyor.
Türkiye’deki sistem, bu iki modelin bir tür hibrit versiyonu olarak değerlendiriliyor. Ancak en önemli fark, Türkiye’de sektörün henüz yeni kurumsallaşmış olması.
Riskler de göz ardı edilmemeli
Her ne kadar hızlı büyüse de tasarruf finansman modelinin bazı önemli riskleri bulunuyor:
- TMSF güvencesi yok
- Tahsisat zamanı belirsiz olabilir
- Müşteri, satın alacağı mülkü kendisi bulmak zorunda
- Fiyat artışları nedeniyle fırsat maliyeti oluşabilir
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı işlemlerde sözleşme detaylarının dikkatle incelenmesi kritik önem taşıyor.
Düzenleme sektöre güven kazandırdı
2021 yılında yürürlüğe giren 6361 sayılı Kanun ile tasarruf finansman şirketleri yasal zemine kavuştu ve BDDK denetimine alındı. Bu adım, sektörde güven ve şeffaflığı artıran en önemli gelişmelerden biri oldu.
Gelecekte payı daha da artabilir
Türkiye’de konut finansmanının milli gelire oranının düşük olması ve genç nüfusun yüksek konut talebi, tasarruf finansman modelinin önünü açık tutuyor.
Uzmanlara göre, önümüzdeki yıllarda bu sistemin konut edinimindeki payı tek haneli seviyelerden çift hanelere çıkabilir.
Barış Sazak'ın Dünya gazetesindeki yazısından haberleştirildi

















