Çocukların ve gençlerin internet kullanımının artmasıyla birlikte siber zorbalık da giderek büyüyen bir tehlike haline geldi. Cyberbullying Research Center verilerine göre, ABD’de ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 58’inden fazlası en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldı. 2019’da bu oran yüzde 37 iken, on yıl önce yalnızca yüzde 24’tü.
Siber güvenlik şirketi ESET, ebeveynlerin ve gençlerin bilinçlenmesi için siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 kanıyı açıkladı: 
1. Çevrimiçi olan çevrimiçi kalır
Zorbalık yalnızca dijital ortamla sınırlı değil, gerçek hayatta da etkisini gösteriyor.
2. Onlar sadece çocuk
Zorbalığı normalleştirmek, mağdurların hayat boyu sürecek travmalar yaşamasına yol açabilir.
3. Görmezden gelin, kendiliğinden geçer
Zorbalığı görmezden gelmek çoğu zaman durumu kötüleştirir ve zorbaları cesaretlendirir.
4. Çocuğum bir sorun varsa bana söyler
Gençler, utanç ya da korku nedeniyle yaşadıkları tacizi ebeveynleriyle paylaşmayabilir.
5. Teknolojiyi ortadan kaldırırsanız sorun çözülür
Telefonu almak çözüm değildir; zorbalık çevrimdışı da devam edebilir.
6. Çevrimiçi zorbaları tespit etmek imkânsızdır
Çoğu zorba aslında mağdurun yakın çevresinden biridir. Platformlar da kullanıcıları tespit edebilir.
7. Tespit etmesi kolay
Siber zorbalık fiziksel iz bırakmaz, uyarı işaretlerini fark etmek dikkat ister.
8. Zorbalar kötü niyetli dışlanmışlardır
Zorbaların motivasyonları daha karmaşıktır; düşük özgüven, akran baskısı veya aile sorunları etkili olabilir.
9. Siber zorbalık çok sayıda intihara neden oluyor
Zorbalık intihar riskini artırabilir, ancak tek sebep değildir.
10. Suçlu, sosyal medya platformları
Platformlar kolaylaştırıcıdır ancak çözümün bir parçası da ebeveynlerin farkındalık oluşturmasıdır.
Uzman önerisi:
Ebeveynler, çocuklarıyla açık iletişim kurmalı, sosyal medya risklerini anlatmalı ve teknolojiyi yasaklamak yerine güvenli kullanım alışkanlıkları kazandırmalıdır.
















