Sabah gazetesinin deneyimli yazarı Okan Müderrisoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2026 yılı ilk Enflasyon Raporu'nu değerlendirdiği yazısında dikkat çeken tespitlerde bulundu. İktidara yakın bir yayın organında yer alan bu analiz, ekonomi yönetiminin mevcut performansını ve önümüzdeki döneme dair kritik uyarıları içeriyor.2027 Sonunda Erken Seçim İhtimali YüksekMüderrisoğlu, yazısında doğrudan şu ifadeyi kullandı:
"2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılması yüksek ihtimaldir."Bu yorum, 2026 yılının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi politikalarına verdiği desteğin test edileceği bir yıl olacağını vurguluyor. Yazara göre, bu yıl elde edilecek mali tasarrufun (özellikle deprem harcamalarının azalmasıyla açılan alanın) dar ve sabit gelirlilere refah artışı olarak yansıtılması bekleniyor. Aynı zamanda enflasyonun düşüş eğilimi ve güçlü rezerv tabanı, ekonominin sigortası olarak görülüyor.Enflasyon Hedefinde Belirsizlik ve Geniş BantTCMB'nin son raporunda 2026 yıl sonu enflasyon ara hedefi %16 olarak korunurken, tahmin aralığı %15-21 bandına yükseltildi (önceki tahmin %13-19 idi). Müderrisoğlu, bu 6 puanlık geniş bant aralığını "Merkez Bankası'ndaki stresin göstergesi" olarak yorumladı. Normalde 1-2 puanlık sapma marjı kabul edilebilirken, bu kadar geniş bir belirsizlik marjının bırakılması kronik sorunların devam ettiğine işaret ediyor.Yazar, enflasyonun düşürülmesinin sadece TCMB'nin değil, güçlü siyasi irade, sabır ve toplumun ekonomik dayanıklılığı gerektirdiğini belirtiyor. Sıkı para politikasına Erdoğan'ın açık desteğinin hissedildiği belirtilse de, "Merkez Bankası'nın yapabileceklerinin sınırı vardır" vurgusu yapılıyor."Ekonomi Ezberlerden Döndürülmeli" EleştirisiYazının en çarpıcı bölümü, kronik sorunlara (kira fiyatları katılığı, tarım ve soğuk hava riski, konut arzı gibi) yıllardır aynı yaklaşımların tekrarlandığı tespiti. Müderrisoğlu, geçmişte Berat Albayrak dönemlerinde de benzer sorunların gündeme geldiğini hatırlatarak şu net ifadeyi kullanıyor:"Türkiye ekonomisi belli ezberler etrafında daha fazla döndürülmemeli."Faiz ve kur kozları elde tutulurken, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen alanlarda (eğitim, sağlık, dolaylı vergiler, enerji fiyatları vb.) daha etkili ve alternatifli adımlar atılması gerektiğini savunuyor."Cek-cak" veya "meli-malı" vaatlerle yetinilmemesi çağrısı yapıyor.Sonuç: 2026 Kritik Bir YılMüderrisoğlu'na göre 2026, hem enflasyonun kalıcı düşüşü hem de seçim öncesi ekonomik güvenin inşası açısından hayati. Erdoğan'ın kapsamlı değerlendirmeler dinlemesi ve ekonomi yönetiminin iletişim ile likidite becerisini artırması vurgulanıyor. Sabah gibi iktidara yakın bir gazetedeki bu eleştirel ton, ekonomi politikalarında daha köklü değişiklik beklentisini yansıtıyor.Bu analiz, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinde siyasi destek kadar yapısal reformların da önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
"2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılması yüksek ihtimaldir."Bu yorum, 2026 yılının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi politikalarına verdiği desteğin test edileceği bir yıl olacağını vurguluyor. Yazara göre, bu yıl elde edilecek mali tasarrufun (özellikle deprem harcamalarının azalmasıyla açılan alanın) dar ve sabit gelirlilere refah artışı olarak yansıtılması bekleniyor. Aynı zamanda enflasyonun düşüş eğilimi ve güçlü rezerv tabanı, ekonominin sigortası olarak görülüyor.Enflasyon Hedefinde Belirsizlik ve Geniş BantTCMB'nin son raporunda 2026 yıl sonu enflasyon ara hedefi %16 olarak korunurken, tahmin aralığı %15-21 bandına yükseltildi (önceki tahmin %13-19 idi). Müderrisoğlu, bu 6 puanlık geniş bant aralığını "Merkez Bankası'ndaki stresin göstergesi" olarak yorumladı. Normalde 1-2 puanlık sapma marjı kabul edilebilirken, bu kadar geniş bir belirsizlik marjının bırakılması kronik sorunların devam ettiğine işaret ediyor.Yazar, enflasyonun düşürülmesinin sadece TCMB'nin değil, güçlü siyasi irade, sabır ve toplumun ekonomik dayanıklılığı gerektirdiğini belirtiyor. Sıkı para politikasına Erdoğan'ın açık desteğinin hissedildiği belirtilse de, "Merkez Bankası'nın yapabileceklerinin sınırı vardır" vurgusu yapılıyor."Ekonomi Ezberlerden Döndürülmeli" EleştirisiYazının en çarpıcı bölümü, kronik sorunlara (kira fiyatları katılığı, tarım ve soğuk hava riski, konut arzı gibi) yıllardır aynı yaklaşımların tekrarlandığı tespiti. Müderrisoğlu, geçmişte Berat Albayrak dönemlerinde de benzer sorunların gündeme geldiğini hatırlatarak şu net ifadeyi kullanıyor:"Türkiye ekonomisi belli ezberler etrafında daha fazla döndürülmemeli."Faiz ve kur kozları elde tutulurken, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen alanlarda (eğitim, sağlık, dolaylı vergiler, enerji fiyatları vb.) daha etkili ve alternatifli adımlar atılması gerektiğini savunuyor."Cek-cak" veya "meli-malı" vaatlerle yetinilmemesi çağrısı yapıyor.Sonuç: 2026 Kritik Bir YılMüderrisoğlu'na göre 2026, hem enflasyonun kalıcı düşüşü hem de seçim öncesi ekonomik güvenin inşası açısından hayati. Erdoğan'ın kapsamlı değerlendirmeler dinlemesi ve ekonomi yönetiminin iletişim ile likidite becerisini artırması vurgulanıyor. Sabah gibi iktidara yakın bir gazetedeki bu eleştirel ton, ekonomi politikalarında daha köklü değişiklik beklentisini yansıtıyor.Bu analiz, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinde siyasi destek kadar yapısal reformların da önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

















