Uluslararası Kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Fitch, Türkiye ekonomisine yönelik yeni değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu bir kademe artırarak “B1” seviyesinden “Ba3”e yükseltti. Görünümü ise “pozitif”ten “durağan”a çekti. Fitch Ratings ise Türkiye’nin notunu “BB-” ve görünümünü “durağan” olarak korudu.
Moody’s’ten not artışı: Sıkı para politikası etkili oldu
Moody’s, not artışına gerekçe olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma sürecindeki kararlılığını ve politika istikrarını gösterdi. Kuruluş, enflasyonist baskıların azalması, iç dengenin sağlanması ve Türk Lirası’na olan güvenin yeniden inşasını olumlu buldu.
Buna karşın Moody’s, büyümenin kısa vadede sınırlı kalabileceğini öngörerek, 2024’te yüzde 3,2 olarak gerçekleşen reel büyümenin 2025’te yüzde 2,2’ye gerilemesini, 2026’da ise yeniden yüzde 3,2’ye yükseleceğini belirtti. Kuruluş ayrıca cari açığın azalmasını ekonomik dengelenme açısından olumlu değerlendirdi ancak dış kırılganlıkların devam ettiğine dikkat çekti. Merkez Bankası rezervlerinin kısa vadeli dış borçları karşılamadaki sınırlı kapasitesi vurgulandı.
Fitch’ten mevcut nota teyit, enflasyon tahmini dikkat çekti
Fitch Ratings, Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu “BB-” ve görünümünü “durağan” olarak teyit etti. Fitch, yüksek enflasyon geçmişi, politika müdahaleleri, yüksek dış finansman ihtiyacı ve zayıf yönetişim gibi faktörlerin kredi notunu baskılayan unsurlar olduğunu belirtti.
Kuruluş, Türkiye’de enflasyonun Haziran 2024’te yüzde 72 seviyesindeyken Haziran 2025’te yüzde 35’e, 2025 sonunda yüzde 28’e ve 2026 sonunda ise yüzde 21’e gerilemesini bekliyor. Ayrıca, Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 2,9, 2026’da ise yüzde 3,5 büyümesi öngörülüyor.
Yorum: Not artışı güven işareti, ancak temkinli iyimserlik hâkim
Uzmanlara göre Moody’s’in kredi notunu yükseltmesi, Türkiye’nin uyguladığı sıkı para politikalarının uluslararası piyasalarda karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak iki kurumun da dış kırılganlıklara dikkat çekmesi, temkinli iyimserliğin sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle rezerv yeterliliği ve yapısal reform ihtiyacı, kredi notunun daha da iyileşmesi için kritik önemde görülüyor. 















