Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası, TL mevduat faizlerini tarihin en yüksek seviyelerine taşıdı. Ancak yatırımcıların elde ettiği faiz geliri yeniden tasarrufa dönmek yerine büyük ölçüde harcamaya kaydı. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı İris Cibre’nin hesaplamalarına göre, son bir yılda yaklaşık 300 milyar liraya yakın faiz getirisi mevduatta kalmadı; bunun önemli bir kısmı konut ve otomotiv alımlarına yöneldi.
TL mevduatlarda beklenen artış gerçekleşmedi
BDDK verilerine göre geçen yıl ağustosta 4.5 trilyon lira olan gerçek kişi TL mevduatları, bu yıl aynı dönemde yüzde 32,45 artarak 8.5 trilyon liraya yükseldi. Ancak ortalama faiz oranları dikkate alındığında bu tutarın 10.3 trilyon liraya ulaşması gerektiği hesaplanıyor. Yani 1.76 trilyon lirayı aşan faiz geliri yeniden mevduata dönmedi.
Cibre, para piyasası fonu ve döviz fonlarına yönelen tutar çıkarıldığında 281.44 milyar liralık net tasarrufun harcandığını belirtiyor. Bu harcamaların büyük bölümünün konut ve araç alımlarına kaydığına işaret ediyor. 
PPF ve döviz fonlarında yükseliş
Şebnem Turhan'ın haberine göre, aynı dönemde para piyasası fonları ve döviz fonlarında dikkat çekici artış yaşandı. Para piyasası fonları 986.8 milyar liradan 2.12 trilyon liraya, döviz fonları ise 1.2 trilyon liradan 2.4 trilyon liraya yükseldi. Bu tablo, yatırımcıların mevduat faiz gelirinin bir kısmını fonlara yönlendirdiğini ortaya koyuyor. 
Konut ve araç satışları hızlandı
TÜİK verilerine göre temmuz sonu itibarıyla konut satışları son bir yılda yüzde 12,4 artış gösterdi. Peşin alımlarda yüzde 8, kredili satışlarda ise yüzde 60,3’lük artış dikkat çekti. Ocak-temmuz döneminde ise konut satışları geçen yıla göre yüzde 24,2 yükseldi. Özellikle kredili konut satışlarındaki yüzde 93,2’lik artış, faiz gelirlerinin kredi teminatı olarak da değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
Otomotiv tarafında da tablo benzer. Toplam satışlar yüzde 18 artarken lüks segmentte 2-3 katına varan yükselişler yaşandı.
İris Cibre, “Sıkı para politikası belli bir kesimin alım gücünü düşürürken, yüksek reel faizden yararlanan az sayıdaki yatırımcı gelirini artırdı. Bu kazançlar ise büyük ölçüde konut ve araç alımına yönlendirildi” dedi.















