İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler, bu yıl da şehrin dört bir yanında görsel bir şölene dönüştü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, toplam 3 milyon 580 bin lale toprakla buluşturuldu.
Kentin tarihi ve doğal dokusuyla öne çıkan alanlarda gerçekleştirilen peyzaj düzenlemeleri, İstanbul’u nisan ayı boyunca adeta bir açık hava sanat galerisine çeviriyor. Bu yıl lalelerin en yoğun şekilde görülebileceği dört ana merkez ise Emirgan Korusu, Göztepe 60. Yıl Parkı, Gülhane Korusu ve Hıdiv Korusu olarak açıklandı.
“İstanbul’un simgesel mirasını yaşatıyoruz”
İBB Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı yetkilileri, yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmede, “Lale, İstanbul’un kültürel hafızasında önemli bir yere sahip. Her yıl gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarla hem kentin estetik değerini artırıyor hem de bu simgesel mirası gelecek nesillere aktarıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yetkililer ayrıca, farklı renk ve türlerde dikilen lalelerin yalnızca görsel zenginlik sunmakla kalmadığını, aynı zamanda şehirdeki yeşil alan kullanımını da teşvik ettiğini vurguladı.
Lale Bayramı 11-12 Nisan’da
Baharın gelişini kutlayan geleneksel Lale Bayramı, bu yıl 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek. İBB Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Kültür Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlikler, dört ana merkezde eş zamanlı olarak yapılacak.
Festival kapsamında ziyaretçileri; konserler, atölyeler, çocuk etkinlikleri ve çeşitli kültürel programlar bekliyor. Etkinliklerin, hem İstanbullular hem de yerli-yabancı turistler için önemli bir çekim noktası olması öngörülüyor.
Turizm ve şehir yaşamına katkı
Uzmanlara göre lale sezonu, İstanbul’un bahar turizmi açısından en güçlü dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle sosyal medya paylaşımlarının artmasıyla birlikte, bu tür görsel etkinliklerin kentin uluslararası tanıtımına da katkı sağladığı belirtiliyor.
Nisan ayı boyunca devam edecek lale manzaraları, İstanbullulara doğayla iç içe vakit geçirme imkânı sunarken, şehirdeki park ve koruların ziyaretçi yoğunluğunu da artırması bekleniyor.

















