Türkiye ekonomisine ilişkin açıklanan son veriler, üretim sektörlerinde dikkat çekici bir ayrışmaya işaret ediyor. Mayıs ayında açıklanan hizmet, inşaat ve sanayi üretim endeksleri, kısa vadede toparlanma sinyalleri verse de uzun vadeli veriler, özellikle sanayi cephesinde ciddi bir durağanlığa işaret ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre; mayıs ayında hizmet, inşaat ve sanayi üretimi bir önceki aya göre artış gösterdi. Ancak ekonomistlerin asıl dikkat çektiği nokta, üç aylık ortalamaların izlediği uzun vadeli seyir. Haziran 2023’e göre baz alınan verilere göre, inşaat sektörü belirgin biçimde öne çıkarken, sanayi ve hizmet üretimindeki artış daha sınırlı kaldı.
İnşaatta deprem etkisi, sanayide durgunluk
Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa süreci, inşaat üretiminde dikkat çekici bir yükselişin başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. Ancak bu artış, sanayi üretimindeki durağanlıkla birleşince ekonomik dengelere dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Uzmanlara göre, sanayi üretimi son iki yıldır belirgin bir büyüme eğilimi göstermiyor. Üretimdeki bu dalgalı seyir, Türkiye'nin ihracat kapasitesini ve istihdam yapısını da etkileyebilecek potansiyele sahip.
2018 krizi hâlâ aşılabilmiş değil
İnşaat üretimi her ne kadar toparlanma sinyalleri verse de, endeks değeri hâlâ Şubat 2018’deki seviyelerin gerisinde. O dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’yi doğrudan hedef alan açıklamaları ve ardından gelen yaptırımlar, Türkiye ekonomisinde ciddi bir kırılmaya yol açmıştı. Özellikle döviz cinsinden yüksek borçluluğa sahip inşaat ve enerji sektörleri bu krizden en çok etkilenen alanlar olmuştu.
Sanayi-inşaat ayrışması tehlikeli olabilir
Ekonomi çevreleri, inşaat sektöründeki mevcut büyümenin yapısal bir dönüşüm yaratmadığı sürece kalıcı bir katkı sağlamayacağını vurguluyor. Sanayi üretiminin geride kalması ise Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyeli açısından riskli bir görünüm sunuyor.
Uzmanların uyarısı net: Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturabilmesi için sanayi, hizmet ve inşaat sektörleri arasında dengeli bir gelişim gerekiyor. Aksi takdirde, geçmişte yaşanan krizlerin benzerleri yeniden gündeme gelebilir. 
Fatih Özatay'ın ekonomim.com'daki köşe yazısından yararlanılarak hazırlandı.













