Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye’de imar davalarının çözümünde önemli bir değişiklik hayata geçiriliyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararı doğrultusunda, imar mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların artık bu alanda uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesinin önü açıldı.
İlk etapta Ankara’da uygulanması beklenen sistemin, ilerleyen süreçte İstanbul, İzmir ve Bursa gibi dava yoğunluğu yüksek büyükşehirlerde de yaygınlaştırılması öngörülüyor. Yeni modelle birlikte, teknik açıdan karmaşık olan imar davalarının daha hızlı ve tutarlı şekilde sonuçlandırılması amaçlanıyor.
İmar yargısında uzmanlaşma dönemi
İmar ihtisas mahkemeleri, klasik idare mahkemelerinden farklı olarak yalnızca imar ve şehircilik hukukuna odaklanacak. Bu mahkemelerde görev yapacak hâkimlerin şehir planlama mevzuatına daha hâkim olması ve teknik bilirkişi süreçlerini daha etkin yönetebilmesi bekleniyor.
Bu yaklaşım, ticaret ve fikri mülkiyet mahkemelerinde olduğu gibi “alan bazlı uzmanlaşma” modelinin yargı sisteminde daha fazla yer bulduğunu gösteriyor.
İmar davalarında yoğunluk dikkat çekiyor
Türkiye’de özellikle son yıllarda imar davalarında ciddi artış yaşanıyor. Kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşması, plan değişikliklerine yönelik itirazlar, arsa değerlerindeki yükseliş ve çevresel hassasiyetlerin artması bu yükselişte etkili oluyor.
İdari yargıdaki mevcut tabloya bakıldığında:
- İdare mahkemelerinde görülen dava sayısı yüz binler seviyesinde
- İmar davaları önemli bir paya sahip
- Davalar ilk derece mahkemesinde ortalama 8–18 ay sürüyor
- İstinaf ve Danıştay süreçleriyle birlikte toplam süre 3 yılı aşabiliyor
En sık dava konusu olan işlemler ise nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri, ruhsat iptalleri, kentsel dönüşüm kararları ve parselasyon işlemleri olarak öne çıkıyor.
Uzman yorumu 
Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz, yeni sistemin özellikle dava süreçlerini hızlandırma açısından kritik olduğunu belirtiyor:
“Bugün bir imar planı değişikliği ya da ruhsat iptali; şehir planlama, mimarlık, çevre hukuku ve mülkiyet hakkını aynı anda ilgilendiren çok katmanlı uyuşmazlıklara dönüşebiliyor. Aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor. Bu durum hem yatırımcıyı hem de vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor.”
Oflaz’a göre ihtisas mahkemeleri sayesinde:
- Dava süreleri kısalabilir
- Teknik konular daha doğru değerlendirilebilir
- İçtihat birliği sağlanabilir
- Yatırım ortamında öngörülebilirlik artabilir
Sistemin potansiyel riskleri de var
Yeni modelin bazı riskleri de bulunuyor. Tüm imar davalarının belirli mahkemelerde toplanması kısa vadede yoğunluk oluşturabilir. Ayrıca farklı şehirlerin kendine özgü planlama dinamiklerinin merkezi bir yapı içinde yeterince temsil edilememesi de tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.
Vatandaşlar nelere dikkat etmeli?
Uzmanlara göre, imar süreçlerinde sorun yaşamamak için vatandaşların ve yatırımcıların bazı kritik noktalara dikkat etmesi gerekiyor:
- Plan değişikliklerinin askı süreçlerini takip etmek
- Ruhsat ve imar durum belgelerini kontrol etmek
- Dava açma sürelerini kaçırmamak
- Uzman görüşü almak
Tapunun tek başına yeterli güvence olmadığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle yatırım öncesinde teknik ve hukuki inceleme yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.

















