Türkiye’de iş dünyasının önde gelen temsilcilerinden gelen “revizyon” mesajları artıyor. Daha önce Hakan Aran tarafından dile getirilen ekonomi programına yönelik güncelleme ihtiyacı, bu kez Şekib Avdagiç tarafından da gündeme taşındı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Avdagiç, savaşın yarattığı yeni ekonomik koşulların mevcut politikaların yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.
İş dünyasından “ince ayar” mesajı
Avdagiç, bugüne kadar uygulanan finans, rezerv ve baskılanmış kur ağırlıklı ekonomi politikalarının belirli kazanımlar sağladığını kabul etmekle birlikte, gelinen noktada iş dünyasının beklentilerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“Enflasyonla mücadeleyi kenara koymayacağız ancak kur politikası, ihracat ve ithalat rejiminde ince ayar yapılmalı” diyen Avdagiç, programın dinamik bir yapıda güncellenmesi gerektiğini söyledi.
Bu açıklama, kısa süre önce Hakan Aran’ın enflasyonla mücadele sürecine “ara verilmesi” ve büyümeyi destekleyici adımların öne çıkarılması yönündeki önerileriyle aynı çizgide değerlendiriliyor. İş dünyasının iki önemli isminden gelen bu mesajlar, ekonomi yönetimine yönelik temkinli ancak dikkat çekici bir baskı olarak yorumlanıyor.
İhracat uyarısı: Kritik eşik aşıldı
Avdagiç’in en dikkat çekici uyarılarından biri dış ticaret dengesine ilişkin oldu. Türkiye’de ihracatın giderek zorlaştığını, ithalatın ise cazip hale geldiğini belirten Avdagiç, şu kritik eşiğe dikkat çekti:
- Mal ihracatı, ithalatın yüzde 75’inin altına düşmemeli
- 2026 itibarıyla bu oran yüzde 69 seviyesine geriledi
Kur ile enflasyon arasındaki makasın açıldığını belirten Avdagiç, bu durumun ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.
“Sadece faiz tartışması yeterli değil”
İTO Başkanı, ekonomi politikalarının sadece faiz ekseninde tartışılmasının yetersiz olduğunu da vurguladı. Savaşın yarattığı yeni dengelerin çok boyutlu analiz edilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, daha bütüncül bir yaklaşım çağrısında bulundu.
Bu yaklaşım, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın da dile getirdiği “tek boyutlu sıkı para politikası yerine dengeli büyüme modeli” önerisiyle örtüşüyor.
Teşviklerde taban genişletilmeli
Avdagiç, sanayi politikalarına ilişkin olarak da önemli bir eleştiri getirdi. Mevcut teşviklerin büyük ölçekli firmalara yoğunlaştığını belirterek, orta ölçekli işletmelere daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini söyledi.
- YTAK ve HIT30 gibi programlar doğru ancak dar kapsamlı
- Teşviklerin yüzde 30’unun OBİ’lere ayrılması önerildi
- Tabanın genişletilmesi büyümeyi hızlandırabilir
Gümrük Birliği ve AB vurgusu
Avrupa Birliği ile ticaret ilişkilerine de değinen Avdagiç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin vizeden daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin ithalatta AB kurallarına tabi olduğunu ancak ihracatta aynı avantajlara sahip olmadığını belirtti.
Enerji ve savunmada olumlu tablo
Öte yandan Avdagiç, Türkiye’nin enerji alanında attığı adımların kriz senaryolarını hafiflettiğini ifade etti. Yenilenebilir enerjide ulaşılan seviyenin dikkat çekici olduğunu belirten Avdagiç, savunma sanayindeki yatırımların da stratejik önemini vurguladı.
Asgari ücrette “mevcut durum korunmalı”
İş dünyasının bir diğer gündemi olan asgari ücret konusunda ise Avdagiç, yıl içinde ara zam yapılmasının uygun olmayacağını belirtti. Mevcut uygulamanın korunmasının daha makul olacağını ifade etti.
Genel değerlendirme
Hakan Aran ile başlayan ve Şekib Avdagiç ile devam eden bu çıkışlar, iş dünyasının ekonomi politikalarına yönelik temkinli bir revizyon talebinde bulunduğunu gösteriyor. Açık bir eleştiri yerine “ince ayar” vurgusuyla yapılan bu açıklamalar, mevcut programın tamamen terk edilmesi değil, sahadaki gerçeklere göre esnetilmesi gerektiğine işaret ediyor.

















