İstanbul’un tarihi simgelerinden Galata Kulesi’nin mülkiyetine ilişkin uzun süredir devam eden hukuki süreç tamamlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davada kulenin belediye adına tescili talep edildi ancak mahkeme bu talebi reddetti.
Mahkeme: Vakıf kayıtları belirleyici oldu
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararına dikkat çekilerek, mülkiyetin mevcut vakıf kayıtları ve arşiv belgeleri doğrultusunda değerlendirildiği belirtildi.
Mahkeme, kulenin “Kule-i Zemin Vakfı” adına kayıtlı olduğuna hükmederek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin talebini reddetti.
Galata Kulesi vakıf statüsünde kalacak
Açıklamada, Galata Kulesi’nin mazbut vakıf statüsünde olduğu ve bu kapsamda yönetimin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde kalmaya devam edeceği ifade edildi. Böylece kulenin mülkiyetine ilişkin tartışmalar hukuki açıdan netlik kazandı.
Tapu ve arşiv belgeleri ne diyor?
Yapılan incelemelerde:
Kule, Beyoğlu Bereketzade Mahallesi’nde yer alıyor
1900 tarihli tapu kayıtlarında Kule-i Zemin Vakfı adına kayıtlı
12 Haziran 1943 tarihli kadastro kayıtlarında da aynı vakıf adına tescilli
Temessük kayıtları ve diğer arşiv belgeleri de bu bilgiyi doğruluyor
Söz konusu vakfın 1923 yılında mazbut vakıflar arasına alındığı ve bu tarihten itibaren kulenin idaresinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiği belirtildi.
Kültür varlığı statüsü de korunuyor
İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 24 Aralık 2009 tarihinde alınan kararla Galata Kulesi ve çevresi korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmişti.
Ayrıca, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında kule, 13 Mayıs 2019 tarihinde yeniden mazbut vakıf olarak tescillendi.
Rakamlarla
1900: İlk tapu kaydı
1943: Kadastro tescili
1923: Mazbut vakıf statüsüne geçiş
2009: Kültür varlığı ilanı
2019: Yeniden vakıf tescili
Sonuç: Mülkiyet tartışması sona erdi
Mahkeme kararıyla birlikte Galata Kulesi’nin mülkiyetinin Kule-i Zemin Vakfı’na ait olduğu ve yönetimin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından sürdürüleceği hukuken kesinleşti. Böylece kamuoyunda uzun süredir tartışılan mülkiyet konusu yargı kararıyla netlik kazanmış oldu.














