Fuzul GYO sürdürülebilirlik vizyonunu Future & Trends Summit’te anlattı
Fuzul Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Fuzul GYO) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zahit Akbal, “Dönüşüm Çağı” ana temasıyla düzenlenen Future & Trends Summit’te konuşmacı olarak yer aldı. Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilen zirvede Akbal, küresel ölçekte konuta erişimde yaşanan zorlukları değerlendirdi; Fuzul GYO’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, yenilenebilir enerji yatırımları ve çevresel duyarlılığı merkeze alan projeleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.
İnşaat, şehircilik, savunma sanayisi ve finans gibi stratejik sektörlerdeki dönüşüm dinamiklerinin ele alındığı zirve; kamu kurumları, finans kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinden oluşan üst düzey katılımcı profiliyle dikkat çekti. Etkinlikte, Türkiye’nin kalkınma vizyonuna yön veren sektörlerdeki teknolojik yenilikler ve sürdürülebilirlik stratejileri çok boyutlu olarak masaya yatırıldı. 
“Konut ediniminin merkezinde finansmana erişim sorunu var”
“İnşaat ve Şehircilikte Dönüşüm Çağı” başlıklı oturumda konuşan Mehmet Zahit Akbal, konut piyasasında yaşanan temel sorunun finansmana erişim olduğuna dikkat çekti. Akbal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Konut ediniminin merkezinde finansmana erişim sorunu yer alıyor. Bugün uzun vadeli finansman oluşturmak yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde bile giderek zorlaşıyor. Küresel gerilimler, savaşlar ve jeopolitik riskler, finansal planlama üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.”
Akbal, bu koşullar altında gayrimenkul sektöründe sürdürülebilir ve erişilebilir finansman modellerinin öneminin daha da arttığını vurguladı.
“Sürdürülebilirlik sadece çevre değil, toplumsal güven meselesi”
Fuzul GYO’nun sürdürülebilirlik anlayışını bütüncül bir perspektifle ele aldıklarını ifade eden Akbal, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlamadıklarını belirtti. Akbal, şirketin yaklaşımını şu sözlerle özetledi: 
“Sürdürülebilirliği yalnızca ‘yeşil’ uygulamalar bütünü olarak değil; ekonomik kalkınma, sosyal adalet ve çevresel bütünlüğü dengeleyen, nesiller arası değer üretme stratejisi olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşımı tedarikten inşaata, bina ömrünün uzatılmasından geri dönüşüm süreçlerine kadar tüm aşamalara entegre ediyoruz.”
Projelerde enerji verimliliği, su tasarrufu, sıfır atık ve geri dönüşüm kriterlerinin yanı sıra deprem dayanıklılığı ve yapı güvenliğinin de öncelikli olduğunu vurgulayan Akbal, sürdürülebilirliğin aynı zamanda toplumsal güveni inşa etmek anlamına geldiğini ifade etti.
“Bizim için sürdürülebilirlik yalnızca çevreyi korumak değil, aynı zamanda toplumsal güveni ve geleceğe dair umudu güçlendirmektir. Dünya hepimizin ortak sorumluluğu; ancak birlikte hareket edersek dayanıklı ve esnek bir gelecek mümkün olabilir.”
















