Sosyal medyada popüler olmak doğru tahmin anlamına gelmiyor
Sosyal medya platformlarında milyonlarca takipçiye ulaşan finans içerik üreticileri, yatırımcıların kararlarını önemli ölçüde etkiliyor. Ancak Doç. Dr. Serkan Ünal, paylaştığı akademik verilerin bunun sanılanın aksine ciddi riskler taşıdığını gösterdiğini söyledi.
Ünal, yatırımcıların büyük bölümünün "Bu kadar kişi takip ediyorsa mutlaka doğrudur" düşüncesiyle hareket ettiğini ancak bilimsel araştırmaların bunun doğru olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.
İsviçre Finans Enstitüsü'nün araştırması dikkat çekti
Serkan Ünal'ın aktardığı verilere göre İsviçre Finans Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırmada:
- 72 milyon sosyal medya paylaşımı (tweet)
- 36 milyon finans haberi
analiz edilerek finans içerik üreticilerinin gerçek performansı ölçüldü.
Araştırmaya göre finans fenomenleri üç gruba ayrıldı:
- Yüzde 28'i gerçekten başarılı yatırım önerileri sunuyor. Bu grubun tavsiyeleri aylık ortalama yüzde 2,6 getiri sağladı.
- Yüzde 17'si yatırımcılara ne kazandırdı ne kaybettirdi.
- Yüzde 55'i ise "ters yetenekli" olarak tanımlandı. Bu grubun önerileri yatırımcılara aylık ortalama yüzde 2,3 zarar ettirdi.
Ünal, araştırmanın en dikkat çekici sonucunun ise en fazla takipçiye sahip hesapların çoğunlukla bu son grupta yer alması olduğunu söyledi.
"Takipçi arttıkça başarı düşüyor"
Araştırmaya göre başarılı yatırım önerileri sunan hesapların takipçi sayılarının görece daha düşük olduğu görülüyor.
Buna karşılık yatırımcıları yanlış yönlendiren veya düşük performans gösteren hesapların çok daha fazla takipçiye ulaştığı belirtiliyor.
Serkan Ünal, bunun sosyal medya dinamikleri nedeniyle oluştuğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Sosyal medyada popülerlik bir doğruluk göstergesi değildir. Bazen tam tersidir. Kalabalık en çok yanılanın etrafında toplanır."
Yanlış bilgiler neden daha hızlı yayılıyor?
Ünal'ın aktardığı bir diğer araştırma ise Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yapıldı.
Bu araştırmaya göre:
- Yanlış bilgiler,
- Doğru bilgilerden çok daha hızlı yayılıyor.
- Çok daha geniş kitlelere ulaşıyor.
- Bunun temel nedeni ise bot hesaplar değil, doğrudan kullanıcıların paylaşım davranışları.
Araştırmaya göre insanlar şaşırtıcı ve sansasyonel içerikleri paylaşmaya daha istekli davranıyor.
Türkiye'de 841 kişiyle akademik araştırma yapıldı
Doç. Dr. Serkan Ünal, Şebnem Özdemir ve Burçun Yavuz ile birlikte Türkiye'de 841 kişi üzerinde yürüttükleri akademik araştırmanın da uluslararası hakemli bir dergide yayımlandığını açıkladı.
Katılımcılara:
- 10 soruluk finansal okuryazarlık testi,
- Takip ettikleri finans hesapları,
- Politik eğilimleri
soruldu. 
Finansal okuryazarlığı yüksek kişiler farklı hesapları takip ediyor
Araştırmada öne çıkan ilk bulgu, teknik ve akademik içerik üreten hesapları takip eden kişilerin finansal okuryazarlık puanlarının belirgin şekilde yüksek olması oldu.
Buna karşılık sürekli tahmin yapan, kesin ifadeler kullanan ve popülist söylemler geliştiren hesapların takipçilerinin test puanlarının daha düşük olduğu görüldü.
Araştırma ayrıca finansal okuryazarlığı yüksek yatırımcılarla düşük yatırımcıların neredeyse tamamen farklı hesapları takip ettiğini ortaya koydu.
Politik kutuplaşma takipçi sayısını artırıyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de politik kutuplaşmayla ilgili oldu.
Ünal'ın açıklamalarına göre takipçi sayısını en güçlü şekilde açıklayan değişken uzmanlık düzeyi değil, ideolojik kutuplaşma oldu.
Tek bir siyasi görüşe hitap eden hesapların çok daha geniş kitlelere ulaştığı görülürken, farklı görüşlerden yatırımcılara hitap eden hesapların takipçi sayılarının daha sınırlı kaldığı tespit edildi.
Ünal bu durumu "finansal popülizm" kavramıyla açıkladı.
"Finansal popülizm bilgi değil aidiyet satıyor"
Serkan Ünal'a göre finansal popülizm, ekonomik olayları "gerçekleri gizleyen elitler" ve "gerçeği açıklayan cesur kişiler" şeklinde ikiye ayırıyor.
Bu yaklaşımın yatırımcılara veri sunmak yerine aidiyet duygusu oluşturduğunu belirten Ünal, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Size sürekli bir düşman gösteren finansal içerik aslında bilgi satmıyor. Aidiyet satıyor. Bu aidiyet duygusu belki de portföyünüzün en maliyetli kalemi olabilir."
İnsan beyni neden bu hesaplara inanıyor?
Ünal, yatırımcıların bu hesaplardan etkilenmesinin temelinde psikolojik nedenlerin bulunduğunu belirtti.
Bunları ise şu başlıklarda topladı:
- Sınırlı rasyonellik
- Sürü psikolojisi
- Parasosyal ilişki
- Halo (hale) etkisi
- Sosyal medya algoritmalarının sansasyonel içerikleri öne çıkarması
Ünal, Nobel Ekonomi Ödüllü Robert Shiller'in de yatırım kararlarında hikâyelerin ve anlatıların veriler kadar hatta zaman zaman daha fazla etkili olduğunu uzun yıllardır dile getirdiğini hatırlattı.
Serkan Ünal'dan yatırımcılar için 4 maddelik kontrol listesi
Doç. Dr. Serkan Ünal, yatırımcıların takip ettikleri finans hesaplarını değerlendirirken kendilerine şu dört soruyu sormalarını önerdi:
- Bu kişi bana veri mi sunuyor, yoksa sürekli bir düşman mı gösteriyor?
- Geçmiş tahminlerinin başarısı ölçülebiliyor mu, yoksa sadece tuttuğu tahminleri mi paylaşıyor?
- Bu hesabı bilgi almak için mi takip ediyorum, yoksa bana iyi hissettirdiği için mi?
- Geleceği kesin bildiğini mi söylüyor, yoksa farklı senaryoları mı değerlendiriyor?
"Hiçbir hesaba tamamen teslim olmayın"
Serkan Ünal, araştırmalarında finansal okuryazarlık seviyesi en yüksek katılımcıların ortak özelliğinin tek bir finans fenomenine bağlı kalmamaları olduğunu söyledi.
Bu kişilerin çok sayıda farklı kaynağı takip ederek bilgileri karşılaştırdığını belirten Ünal, şu ifadeleri kullandı:
"Finansal okuryazarlık doğru hesabı bulmak değildir. Hiçbir hesaba tek başına teslim olmamaktır."
Ünal, aynı mekanizmanın yalnızca finans alanında değil sağlık, siyaset ve günlük yaşamda da geçerli olduğunu belirterek gerçek uzmanlığın kesin konuşmaktan ziyade veriler ışığında ihtimalleri değerlendirebilmek olduğunu vurguladı.
















