Çimento sektöründe iş süreçlerinin kesintilere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi amacıyla yeni çalışmalar yürütülüyor.
Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) bünyesinde kurulan Risk ve İş Sürekliliği Komitesi, sektör genelinde faaliyetleri etkileyen risk alanlarını belirlemek ve bu risklere yönelik ortak bir çalışma zemini oluşturmak için çalışmalarına başladı.Sektörde uzun yıllardır
iş sağlığı ve güvenliği alanında eğitim, rehber ve farkındalık projeleri yürüten ÇEİS, bu kez iş sürekliliği ve risk yönetimi başlıklarını daha kapsamlı bir yaklaşımla ele alıyor. Komite çalışmaları kapsamında üye tesislerden elde edilen veriler değerlendirilerek sektöre ilişkin risk envanteri oluşturuluyor.
İş sürekliliği yaklaşımı öne çıkıyor
Günümüzde işletmeler için kritik öneme sahip olan iş sürekliliği yönetimi, faaliyetleri sekteye uğratabilecek risklerin önceden belirlenmesini ve olası kesintilere karşı hazırlıklı olunmasını amaçlıyor. TS EN ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi standardı da kuruluşların kritik süreçlerini koruyarak operasyonların sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik bir çerçeve sunuyor.Bu sistem kapsamında ihtiyaçların belirlenmesi, hedeflerin oluşturulması, olası kesintiler sonrasında faaliyetlerin devamını sağlayacak süreçlerin kurulması ve performansın izlenmesi gibi unsurlar yer alıyor. Böylece işletmelerin operasyonel kırılganlıklarını azaltması ve kriz dönemlerinde daha hızlı toparlanabilmesi mümkün hale geliyor.
Riskler farklı alanlarda yoğunlaşıyor
Çimento sektöründe riskler yalnızca iş sağlığı ve güvenliği ile sınırlı kalmıyor. Çevresel etkiler, finansal dalgalanmalar, operasyonel süreçler ve teknolojik gelişmeler de iş süreçlerini doğrudan etkileyen faktörler arasında bulunuyor.İş kazaları, yangın ve patlama riskleri ile acil durum yönetimi çalışan güvenliği açısından önem taşırken, dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte siber güvenlik tehditleri ve altyapı kesintileri de ön plana çıkıyor. Bunun yanında nitelikli insan kaynağı ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesi de sektörün gündemindeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.
“Risklerin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekiyor”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası Genel Sekreteri Dr. H. Serdar Şardan, iş sürekliliğinin yalnızca operasyonların devamlılığıyla değil, güvenlik süreçleriyle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.Şardan, yangınlar, patlamalar, acil durumlar ve kritik ekipman arızaları gibi olayların hem iş süreçlerini hem de güvenlik koşullarını aynı anda etkileyebildiğine dikkat çekerek, bu nedenle risklerin tek tek değil, birbiriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Risk ve İş Sürekliliği Komitesi kapsamında üye tesislerden gelen verilerin anonimleştirilerek analiz edildiğini kaydeden Şardan, elde edilen bulgular doğrultusunda sektörün öncelikli risk alanlarının belirlendiğini ve gelecekte odaklanılacak çalışma başlıklarının şekillendirildiğini söyledi.
Sektörde ortak risk yönetimi kültürü hedefleniyor
ÇEİS tarafından yürütülen çalışmalarla birlikte çimento sektöründe iş süreçlerini etkileyen risklerin daha sistematik şekilde ele alınması amaçlanıyor. Üye tesislerden elde edilen verilerin paylaşılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasıyla, sektör genelinde ortak bir risk yönetimi ve iş sürekliliği kültürünün geliştirilmesi hedefleniyor.