Avrupa’da “ev sahibi olmak” ile “kiracı kalmak” arasındaki fark giderek daha görünür hale geliyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) yayımladığı 2024 konut sahipliği raporu, kıta genelinde mülkiyet kültürünün coğrafyaya göre sert biçimde ayrıştığını gözler önüne serdi. Veriler; Doğu Avrupa’da mülkiyetin hâlâ temel güvence aracı olarak görüldüğünü, Batı Avrupa’da ise kiracılığın güçlü bir yaşam modeli olarak benimsendiğini ortaya koydu.
Türkiye Avrupa ortalamasının gerisinde kaldı
Cumhuriyet’in aktardığı habere göre, Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen konut fiyatları ve krediye erişimde yaşanan zorluklar, ev sahipliği oranlarına da doğrudan yansıdı.
Eurostat’ın 2024 verilerine göre Türkiye’de konut sahipliği oranı %55,8 olarak ölçüldü. Bu oranla Türkiye, incelenen 32 ülke arasında 29. sırada yer aldı. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık %69 seviyesinde bulunuyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin AB ortalamasının altında kalmasının temel nedenleri; hanehalkı gelirine kıyasla aşırı yükselen konut fiyatları, yüksek faiz oranları ve uzun vadeli konut kredilerine erişimin sınırlı olması.
Doğu Avrupa zirvede, Batı Avrupa listenin sonunda
Avrupa genelinde en yüksek ev sahipliği oranları, geçmişte uygulanan özelleştirme politikaları ve köklü mülkiyet anlayışıyla Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde yoğunlaşıyor. Listenin alt sıralarında ise gelişmiş ekonomilere rağmen kiracılığın yaygın olduğu Batı Avrupa ülkeleri dikkat çekiyor.
Eurostat verilerine göre:
Romanya, %90’ı aşan oranıyla Avrupa’nın açık ara ev sahipliği lideri konumunda.
Macaristan ve Slovakya, Romanya’yı izleyen diğer yüksek mülkiyet oranına sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Almanya ve Avusturya, kiracılığın yaygın olduğu ülkeler olarak Türkiye ile birlikte listenin alt sıralarını paylaşıyor.
İsviçre, %42,2 ile Avrupa’nın en düşük ev sahipliği oranına sahip ülkesi olarak listenin son sırasında bulunuyor.
Batı Avrupa’da kiracılık neden tercih ediliyor?
Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde düşük ev sahipliği oranları, ekonomik yetersizlikten ziyade yapısal bir tercih olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerde güçlü bir “kiracılık kültürü” bulunuyor.
Bu yapının temel unsurları şöyle sıralanıyor:
Geniş sosyal konut stoku: Devlet destekli kiralık konut arzı
Güçlü kiracı hakları: Uzun vadeli kontratlar ve sıkı yasal güvenceler
Yüksek iş gücü mobilitesi: Şehirler arası hareketliliği kolaylaştıran kiralık konut politikaları
Eurostat 2024: seçili ülkelerde konut sahipliği oranları
Romanya: %94,8 – Zirve
Macaristan: %90,1 – Üst sıralar
AB ortalaması: ~%69 – Orta segment
Türkiye: %55,8 – Alt sıralar (29/32)
Almanya: %46,7 – Kiracı ağırlıklı
İsviçre: %42,2 – Liste sonu

















