2026 yılının ilk çeyreğinde yatırım tercihlerinde belirgin bir yön değişimi yaşandı. Bankacılık verilerine göre, TL ve döviz mevduatları sınırlı artış gösterirken, altın mevduat hesaplarında güçlü bir büyüme kaydedildi. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve fiyat hareketleri, yatırımcıyı yeniden altına yönlendirdi.
Altına üç ayda 733 milyar TL giriş
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin toplam mevduatı mart sonu itibarıyla 26,4 trilyon TL’ye ulaştı. Bunun 16,1 trilyon TL’si TL, 10,3 trilyon TL’si ise döviz cinsi hesaplardan oluştu.
İlk çeyrekte TL mevduat yalnızca yüzde 0,6 artarken, döviz hesapları yüzde 1,6 yükseldi. Buna karşılık altın mevduatı yüzde 21,5 büyüyerek 733,2 milyar TL’lik net artış kaydetti. Böylece toplam döviz mevduatı içindeki büyümenin büyük kısmı altın kaynaklı oldu.
Reel getiride açık ara önde
Enflasyondan arındırıldığında tablo daha da çarpıcı hale geldi. İlk çeyrekte:
- TL mevduat reel olarak yüzde 8,6 daraldı
- Döviz hesapları yüzde 7,7 geriledi
- Altın mevduatı ise yüzde 10,5 reel büyüme gösterdi
Yıllık bazda ise altın hesapları yüzde 77,5’lik reel artışla diğer yatırım araçlarını geride bıraktı.
Rakamlarla altın mevduatı
- Toplam altın mevduatı: 4,13 trilyon TL
- İlk çeyrek artışı: 733,2 milyar TL
- Yıllık artış: yüzde 132,3
- Toplam mevduat içindeki pay: yüzde 15,6
Altın mevduatının yarısı üç büyük şehirde
İl bazında incelendiğinde, altın mevduatının büyük kısmının ekonomik büyüklükle paralel şekilde büyük şehirlerde toplandığı görülüyor.
- İstanbul: 1,46 trilyon TL (yüzde 35,5 pay)
- Ankara: 475,4 milyar TL
- İzmir: 245,7 milyar TL
Bu üç il, toplam altın mevduatının yüzde 52,9’unu oluşturuyor. Antalya, Bursa ve Kocaeli ise sırasıyla en yüksek hacme sahip diğer iller arasında yer alıyor. 
En “altıncı” il: Rize
Toplam mevduat içinde altının payına bakıldığında ise tablo değişiyor. Mart 2026 itibarıyla:
- Rize: yüzde 42,2
- Malatya: yüzde 36,5
- Çankırı: yüzde 36,5
Bu iller, mevduat kompozisyonunda altının en yüksek paya sahip olduğu bölgeler olarak öne çıkıyor.
Buna karşılık İstanbul’da altının toplam mevduat içindeki payı yüzde 12 ile en düşük seviyede bulunuyor. Ankara’da bu oran yüzde 12,4 olarak gerçekleşti.
Uzman yorumu
Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler ve güvenli liman talebi, altına yönelimi hızlandırıyor. Özellikle Orta Doğu’da yükselen tansiyonun etkisiyle yatırımcıların “riskten kaçış” davranışı güçlenirken, altın mevduatı hem fiyat etkisi hem de yeni hesap açılışlarıyla büyümeye devam ediyor.
Altının payı hızla yükseliyor
Altın mevduatının toplam mevduat içindeki payı:
- 2025 başı: yüzde 9
- 2025 sonu: yüzde 13,3
- Mart 2026: yüzde 15,6
Bu yükseliş, yatırımcı tercihlerinde altının yeniden merkez konuma geldiğini ortaya koyuyor.
Değerlendirme
2026’nın ilk çeyreği itibarıyla mevduat dağılımı, yatırımcıların klasik TL ve döviz araçlarından uzaklaşarak altına yöneldiğini net biçimde gösteriyor. Mevcut jeopolitik ve ekonomik koşulların sürmesi halinde altın mevduatındaki artışın yılın geri kalanında da devam etmesi bekleniyor.
Naki Bakır'ın Dünya gazetesindeki makalesinden yararlanılarak hazırlandı

















