Avrupa Birliği (AB), stratejik sektörlerde yerli üretimi artırmak ve kamu alımlarında Avrupa şirketlerine öncelik tanımak amacıyla “Made in EU” politikasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2 trilyon euronun üzerindeki kamu alımı ve teşvik gücünü kapsayan plan, özellikle sanayi ve teknoloji alanlarında Avrupa’nın üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Planın açıklanmasının ardından Türkiye’nin bu sistemde yer alıp almayacağı merak edilirken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği kapsamında “AB menşei” şartının Türkiye’yi de kapsadığını duyurdu.
Çin’e bağımlılığı azaltma hedefi
“Made in EU” girişimi, Avrupa’nın özellikle stratejik sektörlerde Çin ve diğer dış tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Avrupa kamu alımlarının ve sübvansiyonlarının Avrupa içi üretime yönlendirilmesiyle sanayide yeni bir ivme oluşturulması planlanıyor.
Avrupa’da sanayinin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının artırılması da planın ana hedefleri arasında bulunuyor. 
Brüksel’den sanayi vurgusu
Konuya ilişkin açıklama yapan Stéphane Séjourné, güçlü bir sanayi tabanı olmadan Avrupa’nın stratejik özerkliğini koruyamayacağını söyledi.
Séjourné, Avrupa’da sanayinin GSYH içindeki payının bugün yaklaşık yüzde 14 seviyesinde olduğunu belirterek, bunun 2035 yılına kadar yüzde 20’ye çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. Kamu alımları ve sübvansiyonlarda “Avrupa önceliği” uygulanacağını da vurguladı.
Hangi sektörler kapsama giriyor?
“Made in EU” politikası kapsamında birçok stratejik sektör yer alıyor. Bunlar arasında özellikle enerji yoğun ve teknoloji odaklı üretim alanları bulunuyor.
Kapsama giren başlıca sektörler şöyle sıralanıyor:
Çelik, çimento ve alüminyum
Kimyasal ürünler
Otomotiv ve elektrikli araçlar
Batarya teknolojileri
Rüzgar türbinleri ve fotovoltaik sistemler
Elektrolizör ve ısı pompaları
Kamyon ve otobüs üretimi
Nükleer enerji ekipmanları
Her sektör için belirli oranlarda Avrupa’da üretim şartı getirilmesi planlanıyor.
Türkiye için ne anlama geliyor?
AB Komisyonu’nun açıklamasına göre, Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşması veya Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içeriklerin belirli şartlar altında “AB menşeli” kabul edilebileceği ifade edildi.
Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği içinde bulunması, Türk üreticilerinin Avrupa değer zincirlerinde yer almaya devam etmesi açısından kritik önem taşıyor.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bu gelişmenin Türkiye ile Avrupa arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştireceğini belirterek, özellikle otomotiv ve sanayi üretiminde Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Bolat’a göre yeni düzenleme; yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sanayi yatırımları alanlarında Türkiye ile AB arasındaki ekonomik iş birliğini daha da güçlendirecek.
Rakamlarla “Made in EU”
2 trilyon euroyu aşan kamu alımı ve teşvik gücü
Avrupa’da sanayinin GSYH içindeki payı: %14
2035 hedefi: %20 sanayi payı
Stratejik sektör sayısı: 10’dan fazla















