Türkiye’de kira uyuşmazlıklarının artmasıyla birlikte yargı kararları da kiracı-ev sahibi ilişkisini doğrudan etkiliyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve Resmi Gazete’de yayımlanan iki ayrı karar, kira sözleşmelerinin feshi ve tahliye taahhütnamelerinin geçerliliği konusunda önemli içtihatlar ortaya koydu.
Kararlar, özellikle son yıllarda artan kira davaları nedeniyle hem kiracılar hem de mülk sahipleri açısından emsal niteliği taşıyor.
“Çekilmez hale gelen” kira sözleşmesi feshedilebilir
Yargıtay’ın kararında, kira sözleşmesinin sürekli edimli sözleşmeler kapsamında olduğu hatırlatıldı. Buna göre kira ilişkisinin taraflardan biri için sürdürülemez hale gelmesi durumunda sözleşmenin devam ettirilmesi beklenemeyecek.
Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:
“Herhangi bir nedenle kira sözleşmesi taraflardan biri için çekilmez hale gelmişse, o tarafın sözleşme ile bağlı kalması beklenemez. Çekilmezlik halinde taraflardan her biri fesih süresine uymak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.”
Bu içtihada göre:
Kiracı veya ev sahibi, kira ilişkisi katlanılamaz hale gelmişse sözleşmeyi sona erdirebilecek.
Ancak fesih için kanunda öngörülen bildirim sürelerine uyulması zorunlu olacak.
Sözleşme bitim tarihi beklenmeden fesih yapılabilecek.
Hukukçulara göre bu karar, özellikle ciddi anlaşmazlıkların yaşandığı kira ilişkilerinde “olağanüstü fesih” imkanını güçlendiren bir yorum olarak değerlendiriliyor.
Tahliye taahhütnamesi konusunda kritik içtihat
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin ikinci kararı ise kira hukukunda sıkça tartışılan tahliye taahhütnamesi ile ilgili oldu.
Somut olayda kiracı ile ev sahibi arasında kira sözleşmesi imzalandıktan bir gün sonra tahliye taahhütnamesi düzenlendi. Kiracı daha sonra bu belgenin baskı altında imzalatıldığını iddia ederek geçersiz olduğunu ileri sürdü.
Yargıtay ise şu değerlendirmeyi yaptı:
Kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan tahliye taahhütnamesi kural olarak kiracının serbest iradesinin ürünü sayılır.
Kiracı, belgenin sonradan düzenlendiğini veya baskıyla imzalatıldığını iddia ediyorsa bunu aynı ispat gücüne sahip başka bir belgeyle kanıtlamak zorundadır.
Bu durum ispatlanamazsa tahliye taahhütnamesi geçerli kabul edilir.
Bu karar, özellikle kira sözleşmesinden kısa süre sonra alınan tahliye taahhütlerinin geçerliliği konusunda uygulamada önemli bir referans oluşturdu.
Uzmanlara göre kira davalarını etkileyebilir
Hukuk uzmanlarına göre söz konusu kararlar, son dönemde yoğunlaşan kira uyuşmazlıklarında mahkemeler için önemli bir yol gösterici olacak.
Kararların etkileri şöyle özetleniyor:
Kira ilişkisi çekilmez hale geldiğinde fesih yolu daha netleşmiş oldu.
Tahliye taahhütnamesi konusunda ispat yükünün kiracıda olduğu vurgulandı.
Kira sözleşmelerinde tarafların belge ve yazılı delil kullanmasının önemi bir kez daha ortaya çıktı.
Özellikle tahliye taahhüdü konusunda daha önce farklı yorumlar yapılırken, Yargıtay’ın bu kararı uygulamada ev sahipleri açısından önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor.
Yargıtay kararına buradan ulaşabilirsiniz
Kararın tam metni için:
https://www.alomaliye.com/2025/11/07/yargitay-3-hukuk-dairesine-ait-karar-e-2025-2623-kiraci-tahliyesi/














