Gayrimenkul değerleme sektöründe dijital dönüşüm hız kazanırken, 2026 yılının ilk yarısından önce hazırlanan değerleme raporu sayısının 500 bin seviyesini aşması sektörün büyüyen veri ekosistemini de ortaya koydu. Uzmanlar, artan işlem hacmi karşısında yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı çözümlerin öneminin giderek arttığını belirtiyor.Gayrimenkul değerleme süreçlerinde bir taşınmazın piyasa değerinin belirlenmesi için yalnızca fiziksel özellikler değil; emsal satışlar, bölgesel gelişim projeleri, ulaşım yatırımları, demografik değişimler ve ekonomik göstergeler de dikkate alınıyor. Veri kaynaklarının çeşitlenmesi ve analiz edilmesi gereken bilgi miktarının artması, teknolojik çözümleri sektörün gündeminde daha görünür hale getiriyor.Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, günümüzde değerleme çalışmalarının çok sayıda
değişkenin eş zamanlı analizini gerektirdiğini söyledi.Gel, gayrimenkul değerleme süreçlerinin artık yalnızca mesleki uzmanlıkla değil, etkin veri yönetimiyle de şekillendiğini belirterek, artan rapor hacminin teknoloji destekli sistemlerle daha verimli yönetilebildiğini ifade etti.Sektörde yapay zekâ uygulamalarının özellikle veri toplama ve ön analiz aşamalarında önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Gel, bu teknolojilerin operasyonel süreçleri hızlandırdığını kaydetti. Yapay zekâ destekli sistemlerin, geçmişte uzun zaman alan veri toplama ve analiz süreçlerini daha kısa sürede tamamlayabildiğini belirten Gel, bunun uzmanların yorumlama ve karar destek süreçlerine daha fazla odaklanmasına olanak sağladığını söyledi.Öte yandan sektör temsilcileri, gayrimenkul değerlemenin temelinde hâlâ saha deneyimi, uzman görüşü ve mesleki değerlendirmelerin yer aldığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yapay zekânın uzmanların yerini alan bir unsurdan çok, karar alma süreçlerini destekleyen bir teknoloji olarak konumlandırıldığı ifade ediliyor.Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunduğuna işaret eden Ahmet Cem Gel, değerleme sektöründe yoğun olarak kullanılan fiziksel dokümantasyonun dijital ortama taşınmasının kaynak tüketimini azaltabileceğini belirtti. Dijital raporlama ve arşivleme sistemlerinin hem operasyonel verimliliği artırdığı hem de çevresel sürdürülebilirliği desteklediği değerlendiriliyor.Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri analitiği ve otomasyon teknolojilerinin gayrimenkul değerleme süreçlerinde daha yaygın kullanılması bekleniyor. Uzmanlık bilgisi ile teknolojik altyapının birleştiği hibrit modellerin ise sektörün geleceğinde belirleyici rol oynaması öngörülüyor.
değişkenin eş zamanlı analizini gerektirdiğini söyledi.Gel, gayrimenkul değerleme süreçlerinin artık yalnızca mesleki uzmanlıkla değil, etkin veri yönetimiyle de şekillendiğini belirterek, artan rapor hacminin teknoloji destekli sistemlerle daha verimli yönetilebildiğini ifade etti.Sektörde yapay zekâ uygulamalarının özellikle veri toplama ve ön analiz aşamalarında önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Gel, bu teknolojilerin operasyonel süreçleri hızlandırdığını kaydetti. Yapay zekâ destekli sistemlerin, geçmişte uzun zaman alan veri toplama ve analiz süreçlerini daha kısa sürede tamamlayabildiğini belirten Gel, bunun uzmanların yorumlama ve karar destek süreçlerine daha fazla odaklanmasına olanak sağladığını söyledi.Öte yandan sektör temsilcileri, gayrimenkul değerlemenin temelinde hâlâ saha deneyimi, uzman görüşü ve mesleki değerlendirmelerin yer aldığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yapay zekânın uzmanların yerini alan bir unsurdan çok, karar alma süreçlerini destekleyen bir teknoloji olarak konumlandırıldığı ifade ediliyor.Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunduğuna işaret eden Ahmet Cem Gel, değerleme sektöründe yoğun olarak kullanılan fiziksel dokümantasyonun dijital ortama taşınmasının kaynak tüketimini azaltabileceğini belirtti. Dijital raporlama ve arşivleme sistemlerinin hem operasyonel verimliliği artırdığı hem de çevresel sürdürülebilirliği desteklediği değerlendiriliyor.Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri analitiği ve otomasyon teknolojilerinin gayrimenkul değerleme süreçlerinde daha yaygın kullanılması bekleniyor. Uzmanlık bilgisi ile teknolojik altyapının birleştiği hibrit modellerin ise sektörün geleceğinde belirleyici rol oynaması öngörülüyor. 














