Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteğiyle Ankara’da düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve uluslararası paydaşları bir araya getirdi. Zirvede gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, sürdürülebilir altyapı yatırımları ve değişen küresel rekabet koşulları ele alındı.“Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijital teknolojilerin ekonomik rekabet ve ulusal kalkınma açısından kritik hale geldiğini söyledi.Yapay zekâ, sensör teknolojileri ve gerçek zamanlı veri analizlerinin inşaat sektöründe yeni standartlar oluşturduğunu belirten Uraloğlu, Türk müteahhitlik sektörünün dijital dönüşümü benimseyerek uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini ifade etti.
Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası deneyimine dikkat çeken Uraloğlu, sektörün yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başladığını hatırlattı. Bugün Türk müteahhitlerinin 138 ülkede binlerce projeye imza attığını belirten Uraloğlu, son yıllarda hayata geçirilen ulaştırma ve altyapı yatırımlarının sektörün küresel ölçekteki rekabet gücüne katkı sağladığını söyledi.Demiryolu ağındaki genişleme çalışmalarına ve Marmaray projesine de değinen Uraloğlu, bu yatırımların Türkiye’nin ulaştırma vizyonunun önemli göstergeleri arasında yer aldığını kaydetti.
Artan şehirleşme, sınırlı kaynaklar ve afet risklerinin sektörü yeni çözümler üretmeye zorladığını vurgulayan Yavrucu, Türk müteahhitlerinin uluslararası rekabette daha güçlü konuma gelebilmesi için iş yapış modellerinin yenilenmesi gerektiğini söyledi. Finansmana erişimin de sektörün önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Yavrucu, özellikle gelişmiş ülkelerde daha fazla proje üstlenebilmek için teknolojik dönüşümün kritik önem taşıdığını dile getirdi. Avrupa’nın küresel ekonomi içindeki güçlü konumunu koruduğunu belirten Robinson, Türkiye’nin altyapı yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve büyüme performansıyla bölgesindeki birçok ülkeden olumlu ayrıştığını ifade etti.TAV Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener de Türk müteahhitlerinin farklı ülkelerde çalışma kültürlerine hızlı uyum sağlayabilme kabiliyetinin uluslararası başarıda önemli rol oynadığını söyledi. Şener, farklı coğrafyalardaki kültürel dinamiklere uyum sağlama becerisinin sektörün önemli avantajlarından biri olduğunu kaydetti.
Türk müteahhitler 138 ülkede faaliyet gösteriyor
Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası deneyimine dikkat çeken Uraloğlu, sektörün yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başladığını hatırlattı. Bugün Türk müteahhitlerinin 138 ülkede binlerce projeye imza attığını belirten Uraloğlu, son yıllarda hayata geçirilen ulaştırma ve altyapı yatırımlarının sektörün küresel ölçekteki rekabet gücüne katkı sağladığını söyledi.Demiryolu ağındaki genişleme çalışmalarına ve Marmaray projesine de değinen Uraloğlu, bu yatırımların Türkiye’nin ulaştırma vizyonunun önemli göstergeleri arasında yer aldığını kaydetti.Teknolojik dönüşüm ihtiyacı gündemde
Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan “Türkiye’de ve Dünyada İnşaat Sektörünün Geleceği: Küresel Trendler, Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik ile Değişen Rekabet Koşulları” başlıklı panelde sektörün karşı karşıya olduğu yapısal dönüşüm süreçleri değerlendirildi.Panelde konuşan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yavrucu, inşaat sektöründe teknoloji dönüşümünün beklenen hızda ilerlemediğini belirterek, sektörde hâlen geleneksel yöntemlerin yaygın olduğunu ifade etti.
Artan şehirleşme, sınırlı kaynaklar ve afet risklerinin sektörü yeni çözümler üretmeye zorladığını vurgulayan Yavrucu, Türk müteahhitlerinin uluslararası rekabette daha güçlü konuma gelebilmesi için iş yapış modellerinin yenilenmesi gerektiğini söyledi. Finansmana erişimin de sektörün önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Yavrucu, özellikle gelişmiş ülkelerde daha fazla proje üstlenebilmek için teknolojik dönüşümün kritik önem taşıdığını dile getirdi.















