Küresel ölçekte artan elektrik ihtiyacı, ülkeleri nükleer enerji yatırımlarını büyütmeye yöneltiyor. Global Energy Monitor verilerine dayanan son analizler, mevcut ve planlanan projeler tamamlandığında küresel nükleer kapasitenin ciddi bir sıçrama yapacağını ortaya koyuyor.
ABD lider, ancak tablo değişiyor
Halihazırda nükleer enerji üretiminde lider konumda bulunan Amerika Birleşik Devletleri, yaklaşık 102 bin 475 megavat kapasiteyle ilk sırada yer alıyor. Fransa ise ABD’yi yaklaşık 35 bin megavat farkla takip ediyor. Çin, 60 bin 898 megavatlık mevcut kapasitesiyle üçüncü sırada bulunuyor.
Ancak planlanan projelerin devreye girmesiyle dengelerin köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Buna göre Çin’in toplam kapasitesini 185 bin 812 megavata çıkararak dünyanın en büyük nükleer enerji üreticisi haline gelmesi öngörülüyor. ABD’nin 117 bin 910 megavat ile ikinci sıraya gerilemesi, Fransa’nın ise 75 bin 590 megavat ile üçüncü sırada kalması bekleniyor.
Fransa nükleer bağımlılıkta zirvede
Nükleer enerjiyi elektrik üretiminin merkezine yerleştiren Fransa, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 69’unu bu kaynaktan karşılıyor. Bu oran, ülkeyi nükleer enerji kullanımında dünyada en bağımlı ekonomilerden biri yapıyor. 
Yeni oyuncular sahneye çıkıyor
Nükleer enerji kapasitesi olmayan 17 ülke de bu alana güçlü giriş yapmaya hazırlanıyor. En dikkat çekici artışın Uganda’da gerçekleşmesi bekleniyor. Ülkenin 18 bin megavat kapasiteye ulaşması öngörülüyor.
Avrupa’da ise Polonya 15 bin 612 megavatlık planıyla öne çıkarken, Türkiye’nin de 14 bin 700 megavat seviyesine ulaşmayı hedeflediği belirtiliyor.
Birleşik Krallık yeniden atağa kalkıyor
Dünyanın ilk ticari nükleer santraline 1956 yılında ev sahipliği yapan Birleşik Krallık, uzun süre sınırlı kullanım politikası izledi. Ancak “nükleerin altın çağı” hedefi doğrultusunda planlanan 15 bin 394 megavatlık kapasite artışıyla yeniden yükselişe geçmeye hazırlanıyor.
Küresel elektriğin yüzde 10’u nükleerden
Bugün dünyada faaliyet gösteren tüm nükleer reaktörler, Nükleer fisyon teknolojisiyle çalışıyor. Bu teknoloji, küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu sağlıyor.
Yeni dönemde özellikle küçük modüler reaktör (SMR) projeleri ön plana çıkıyor. Bu sistemlerle maliyetlerin düşürülmesi, güvenliğin artırılması ve kurulum sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
Füzyon henüz uzak bir hedef
Güneşin enerji üretim mekanizmasını temel alan Nükleer füzyon teknolojisi ise halen geliştirme aşamasında bulunuyor. Büyük yatırımlara rağmen ticari ölçekte uygulanabilir seviyeye ulaşamayan füzyonun, uzun vadede enerji sektöründe devrim yaratması bekleniyor.
Rakamlarla nükleer enerji
- ABD: 102.475 MW (mevcut) → 117.910 MW (planlanan)
- Çin: 60.898 MW (mevcut) → 185.812 MW (planlanan)
- Fransa: ~63.000 MW (mevcut) → 75.590 MW (planlanan)
- Uganda: 0 → 18.000 MW
- Polonya: 0 → 15.612 MW
- Türkiye: 0 → 14.700 MW















