Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığının yükseltildiği açıklandı.
TCMB’nin yılın ilk raporunda 2026 sonu için tahmin aralığı yüzde 15–21 olarak belirlendi. Böylece bir önceki raporda yüzde 13–19 seviyesinde bulunan tahmin aralığı yukarı yönlü güncellenmiş oldu.
2027 tahmini yüzde 7–12 aralığında
Raporda 2027 yıl sonu enflasyon tahmin aralığı ise yüzde 7–12 olarak açıklandı. TCMB, 2026 yılı için ara hedefi yüzde 16 seviyesinde korudu.
2025 yılının son Enflasyon Raporu’nda TCMB, 2026 sonu enflasyon tahmin aralığını yüzde 13–19 olarak korumuş, 2026 için ara hedefi de yüzde 16 olarak duyurmuştu. Böylece 2026 tahminleri yükseltilirken ara hedef sabit kalmış oldu.
Ekonomistlerin beklentisi yüzde 23’e doğru yükselmesi yönündeydi
Ekonomistler, 2026 tahmin aralığının yüzde 23’e doğru yükseltilmesini bekliyordu. Ancak TCMB’nin yeni raporunda tahmin aralığı yüzde 15–21 seviyesinde kaldı.
Gıda enflasyonu tahmininde sınırlı artış
TCMB’nin 2026 gıda fiyatları tahmini yüzde 18’den yüzde 19’a çıkarıldı. 2027 yılı gıda enflasyonu tahmini ise yüzde 11 olarak açıklandı.
Ham petrol varsayımı geriledi
Raporda 2026 yılı ortalama ham petrol varsayımı 60,9 dolar oldu. Önceki tahmin 62,4 dolar seviyesindeydi.
Karahan: “Tüm para politikası araçlarını kullanmaya devam edeceğiz”
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın sunumunda öne çıkan mesajlardan biri, sıkı para politikası duruşunun devam edeceği oldu. Karahan, fiyat istikrarı doğrultusunda geçen yıl enflasyonda sağlanan gelişmeyi “kıymetli” bulduklarını belirterek, önümüzdeki dönemde tüm para politikası araçlarını kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.
“Talep kompozisyonu dezenflasyonu destekliyor”
Karahan, sıkı para politikasının etkisiyle talep kompozisyonunda dengelenmenin sürdüğünü söyledi. Sunumda, son çeyrekte sanayi üretiminin yatay seyrettiği, hizmet sektörünün de 2. çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdüğü aktarıldı.
Manşet işsizlik oranının dördüncü çeyrekte gerilediği de sunumda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
“Cari açık ılımlı seyrini sürdürecek”
Karahan, çıktı açığı göstergelerinin ortalamasının önceki rapor dönemine göre bir miktar yukarı kaymakla birlikte, son çeyrekte halen negatif düzeye işaret ettiğini belirtti. 2026 yılında cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceği öngörüldü.
“Gıdanın etkisi şubata da sarkacak”
Karahan’ın sunumunda ocak ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Bir önceki rapor dönemine kıyasla tüketici enflasyonunun 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye gerilediği ifade edildi.
Gıda enflasyonunda oynak bir seyir izlendiğini belirten Karahan, kasım ayında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle sebze fiyatlarında sert düşüş yaşandığını, ocak ayında ise olumsuza dönen hava koşulları nedeniyle sebze fiyatlarının belirgin biçimde yükseldiğini söyledi.
Ocak ayında enflasyonun üst banda yaklaştığı, bunda gıda fiyatlarının etkili olduğu vurgulandı. Bu etkinin şubat ayına da bir miktar sarkacağı ifade edildi.
Kira enflasyonu için yüzde 30–36 bandı
Sunumda hizmet enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde, 2025 yılında yüksek seyirde kira ve eğitim hizmetlerinin etkili olduğu belirtildi.
Kutu çalışmasında yer alan senaryolara göre kira enflasyonunun yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor.
Eğitimde fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde ise geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli bulduklarını söyledi.
“Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz”
Karahan, dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamını sağlamak için sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.
Türk lirası likidite yönetiminde operasyonel esnekliğin korunabilmesi için APİ portföy büyüklüğünün desteklenmesinin önemine dikkat çeken Karahan, yıl içinde kademeli alımlarla APİ portföyünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti.
“Faiz adımları mevduat ve krediye yansıdı”
Karahan’ın sunumunda, politika faizi adımlarının mevduat ve kredi fiyatlamalarına önemli ölçüde yansıdığı da vurgulandı.
Kredi büyümesini dezenflasyon süreciyle uyumlu tutmak ve parasal aktarımı güçlendirmek amacıyla son dönemde ilave adımlar atıldığı belirtilirken, TL mevduat payının yaklaşık yüzde 59 ile tarihsel ortalamasına yakın seyrettiği ifade edildi.

















