Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükselen akaryakıt ve gübre fiyatları, tarımsal üretimde maliyet baskısını artırırken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın planlı üretim modeli yeniden gündeme geldi. Yeni destek mekanizmasıyla birlikte, üreticinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması ve gıda arz güvenliğinin korunması hedefleniyor.
planlı üretime katılana tam mazot desteği
Bakanlık tarafından uygulanan bitkisel üretim destekleri; “temel destek”, “planlı üretim desteği” ve “üretimi geliştirme desteği” olmak üzere üç ana başlıkta veriliyor.
Sadece temel destekten yararlanan üreticilere:
Mazot maliyetinin yaklaşık %50’si
Gübre maliyetinin %25’i karşılanıyor
Planlı üretim kapsamına dahil olan ve doğru havzada ekim yapan çiftçilere ise:
Mazotun tamamı (%100)
Gübrenin %50’si destek olarak ödeniyor
Bu modelle, üretimin stratejik olarak yönlendirilmesi ve verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
buğday, pamuk ve ayçiçeğinde destek artışı
Ürün bazlı desteklerde de dikkat çeken artışlar söz konusu:
Buğday ve arpa:
Dekar başına destek 806 TL’ye kadar çıkıyor
Su kısıtı olan bölgelerde 1.240 TLYağlık ayçiçeği:
930 TL, su kısıtlı havzalarda 1.302 TLPamuk:
1.395 TL’ye kadar destekNohut, mercimek ve yem bitkileri:
620 TL, su kısıtlı bölgelerde 868 TL
Bu artışlar, özellikle stratejik ürünlerde üretim sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.
hayvancılıkta destekler sürüyor
Bitkisel üretimin yanı sıra hayvancılık destekleri de devam ediyor:
Buzağı: 1.400 TL
Malak: 2.800 TL
Kuzu/oğlak: 300 TL
Besilik sığır: 500 TL
Arıcılıkta kovan başına 100–140 TL, ipek böceğinde kilogram başına 1.100 TL destek verilirken, sürü yöneticisi desteği 81 bin TL’ye kadar ulaşıyor.
kredi ve sigortada ek avantaj
Tarım ve Orman Bakanlığı, doğrudan desteklerin yanı sıra finansman tarafında da üreticiyi destekliyor.
Planlı üretime katılan çiftçilere:
Düşük faizli kredi imkanları
Sigorta prim desteği
sunularak, üretimin sürdürülebilirliği güçlendiriliyor.
gıda arz güvenliği için stratejik adım
Artan maliyetler ve iklim kaynaklı riskler nedeniyle tarımda planlı üretim modeli, sadece çiftçiyi değil, tüketiciyi de yakından ilgilendiriyor. Bakanlık, bu desteklerle hem üretim alanlarında daralma riskini azaltmayı hem de Türkiye’nin gıda arz güvenliğini sağlamayı hedefliyor.














