Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan “2025 Küresel İflas Raporu”, dünya genelinde şirket iflaslarının artmaya devam ettiğini ancak artış hızının yavaşladığını ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında küresel iflaslar yüzde 7 artarken, bu oran 2024’te kaydedilen yüzde 15’lik yükselişe kıyasla daha sınırlı kaldı.
Dun & Bradstreet Worldwide Network verilerine dayanan analizde, incelenen 45 ülkenin 28’inde iflaslar artarken, 17 ülkede düşüş görüldü. 2025 yılında toplam 627 bin 575 şirket iflas etti. Küresel ekonomide enflasyon baskılarının azalması, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme ve merkez bankalarının daha gevşek para politikalarına yönelmesi finansal koşulları kısmen iyileştirdi. Buna rağmen iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde kalmayı sürdürdü.
Arjantin ilk sırada, ABD’de artış hızlandı
Rapora göre 2025’te iflas artışının en yüksek olduğu ülke yüzde 65 ile Arjantin oldu. Onu yüzde 49 ile Yunanistan, yüzde 45 ile Hong Kong izledi. Suudi Arabistan’da iflaslar yüzde 44, İsviçre’de ise yüzde 41 arttı.
ABD’de ise 2024’te sınırlı kalan artış, 2025’te hızlanarak yüzde 26’ya ulaştı. Bu durum, küresel ölçekte finansman koşullarının şirket bilançoları üzerindeki etkisinin sürdüğünü gösterdi. 
Türkiye’de iflas artışı küreselin üzerinde
Rapora göre Türkiye’de şirket iflasları 2025 yılında yüzde 29 artarak küresel ortalamanın oldukça üzerinde gerçekleşti. CRIF analizine göre Türkiye’de yıl genelinde 573 şirket iflas etti.
Rakamlarla
- Küresel iflas artışı: %7
- Türkiye’de iflas artışı: %29
- Toplam küresel iflas: 627.575 şirket
- Türkiye’de iflas eden şirket sayısı: 573
Türkiye’deki artışta özellikle:
- Yüksek reel faiz ortamı
- Krediye erişimde yaşanan zorluklar
- Sıkı finansal koşullar
belirleyici oldu. Bu faktörlerin en fazla KOBİ’ler üzerinde baskı yarattığı vurgulandı.
Bazı ülkelerde sert düşüşler görüldü
İflasların azaldığı ülkeler arasında Kolombiya yüzde 71’lik düşüşle ilk sırada yer aldı. Endonezya’da yüzde 46, Belarus’ta yüzde 35, Kazakistan’da yüzde 33 ve Hindistan’da yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Sektörel risk: inşaat ve perakende öne çıkıyor
Raporda, iflas baskısının özellikle inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinde yoğunlaştığı belirtildi.
Uzman yorumu
- Yüksek faizler proje finansmanını zorlaştırıyor
- Maliyet enflasyonu şirket bilançolarını baskılıyor
- Talep yavaşlaması satışları sınırlıyor
İnşaat sektöründe finansman maliyetleri ve talep daralması öne çıkarken, perakende ve hizmet sektörlerinde tüketici davranışlarındaki dalgalanma risk oluşturuyor.
2026 için uyarı: riskler yeniden artabilir
Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, iflas artış hızının yavaşladığını ancak risklerin sürdüğünü belirtirken, şirketlerin veri temelli risk yönetimine yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Baş Ekonomist Dr. Arun Singh ise 2026 yılı için daha temkinli bir tablo çizdi. Singh’e göre:
- Ticaret politikalarındaki belirsizlikler
- Jeopolitik gerilimler
- Döviz piyasalarındaki oynaklık
şirket iflaslarını yeniden artırabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor.
Kısa vadeli finansmana bağımlı ve borçluluk oranı yüksek şirketlerin, 2026’da refinansman baskısıyla daha fazla karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı.
Genel değerlendirme
Küresel ekonomide dengelenme sinyallerine rağmen şirket iflasları yüksek seviyesini koruyor. Türkiye’de ise finansmana erişim sorunları ve sıkı para politikası, iflas artışını küresel ortalamanın üzerine taşıyor. 2026 yılında ise küresel risklerin yeniden yükselmesiyle iflaslarda yeni bir dalga ihtimali masada kalmaya devam ediyor.















