Türkiye’de konut kredisi faiz oranları, uygulanan dezenflasyon politikalarının etkisiyle son 28 ayın en düşük seviyesine indi. Bazı bankalarda aylık konut kredisi faiz oranı yüzde 2,49’a kadar gerilerken, bu gelişme hem konut alıcılarının hem de sektör temsilcilerinin radarına girdi.
Merkez Bankası’nın politika faizinde yaptığı indirimlerin ardından bankaların konut kredisi oranlarında da aşağı yönlü güncellemeye gitmesi, “konut piyasasında yeni bir hareketlilik mi başlıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
1 milyon TL’lik kredide taksit yükü ne kadar azaldı?
Hürriyet.com.tr'den İsmail Sarı'nın haberine göre, geçen yıl ortalarında aylık yüzde 3,05 seviyesinde olan en düşük konut kredisi faizi, bugün yüzde 2,49’a kadar geriledi. Bu düşüş, 10 yıl vadeli 1 milyon TL’lik konut kredisinde aylık taksitin yaklaşık 31 bin 352 TL’den 26 bin 273 TL’ye inmesini sağladı.
Toplam geri ödeme tutarı ise yaklaşık 609 bin TL azalarak 3 milyon 153 bin TL’ye geriledi. Böylece kredi kullananlar açısından hem aylık taksit yükünde hem de toplam maliyette belirgin bir rahatlama oluştu.
“Sert sıkılaşma dönemi artık geride kaldı”
Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Başkanı Bayram Tekçe, ortalama konut kredisi faizlerinin yüzde 37,63 seviyesine gerilemesini önemli bir eşik olarak değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tablo, bankaların fonlama maliyetlerinde ve risk algısında bir rahatlamaya işaret ediyor. Konut piyasasında sert sıkılaşma döneminin geride kaldığını söyleyebiliriz.”
Faiz düşüşü konut talebini nasıl etkiler?
Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı Özden Çimen, faizlerdeki gerilemenin konut talebi üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı. Çimen’e göre geçmiş dönemler bu ilişkinin en net göstergesi:
“2014-2017 ve 2021-2022 dönemlerinde faizlerin düşmesiyle konut satışlarında ciddi artışlar yaşandı. Faizlerdeki her düşüş, konut talebini doğrudan etkileyen en kritik faktör olarak karşımıza çıkıyor.”
Çimen, faizlerin düşmeye devam etmesi halinde 2026 ve sonrasında konut alım-satım hacminde belirgin bir artış yaşanabileceğini ifade etti.
2026’da faizler daha da düşer mi?
Uzmanlara göre Merkez Bankası’nın yeni yıl için açıkladığı enflasyon beklentisi kritik önemde. Özden Çimen, enflasyonun yüzde 16 seviyelerine gerilemesi durumunda politika faizinin orta vadede yüzde 20’li seviyelere inebileceğini belirtti.
Bayram Tekçe ise faizlerde ani değil, kademeli bir düşüş beklendiğini vurgulayarak, “Piyasalarda panik yaratmadan kontrollü bir normalleşme süreci izlenecektir” dedi.
Konut fiyatlarında yeni bir yükseliş gelir mi?
Faiz düşüşlerinin talebi artıracağını belirten uzmanlar, bunun konut fiyatlarına da yansıyabileceği görüşünde. Özden Çimen, fiyat artışlarının geçmiş yıllardaki kadar sert olmayacağını ancak yukarı yönlü bir eğilimin kaçınılmaz olduğunu söyledi:
“2019-2024 döneminde konut fiyatları zaten ciddi şekilde yükseldi. Bu nedenle benzer bir sıçrama beklemiyoruz ancak talebe bağlı olarak daha makul artışlar görebiliriz.”
Satışları gerçekten canlandıracak faiz oranı ne?
Uzmanlara göre mevcut oranlar piyasada sınırlı bir hareketlilik yaratıyor. Asıl canlanma için daha düşük faiz seviyeleri gerekiyor.
Yüzde 2 bandı: Belirgin hareketlilik
Yüzde 1,5 bandı: Yoğun talep artışı
Yüzde 1 ve altı: Konut sektöründe güçlü canlılık
Ancak Bayram Tekçe, faizlerin hızlı düşmesi halinde arz yetersizliği nedeniyle fiyatların yeniden sıçrayabileceği uyarısında bulundu.
Sosyal konut projeleri piyasayı nasıl etkiliyor?
Sosyal konut projelerine yönelik yoğun talep de dikkat çekiyor. Özden Çimen’e göre yaklaşık 8,5 milyon başvuru, Türkiye’deki konut ihtiyacının büyüklüğünü net biçimde ortaya koyuyor.
“Yıllık konut satışı 1,5 milyon seviyesinde. Önümüzdeki 10 yıllık süreçte konut talebi artarak devam edecek. sosyal konut projeleri fiyatları dengelemek için önemli ancak deprem gerçeğiyle birlikte çok daha büyük ve hızlı projelere ihtiyaç var.”
Genel değerlendirme
Konut kredisi faizlerindeki düşüş, kredi kullananlar için önemli bir maliyet avantajı yaratırken, piyasada kontrollü bir hareketliliğin kapısını aralıyor. Ancak uzmanlara göre konut satışlarında güçlü bir ivme için faizlerin daha da aşağı gelmesi ve konut arzının artması kritik önemde.

















