Alacaklıların en büyük endişelerinden biri haline gelen konkordato süreçlerinde yeni bir dönem başladı. 13 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle birlikte konkordato başvurularında mali disiplin, şeffaflık ve denetim kriterleri önemli ölçüde sıkılaştırıldı.
Uğur Gündüz'ün Dünya gazetesinde yer alan haberine göre yapılan değişiklikler, konkordato sistemini gerçekten finansal darboğaza giren ancak faaliyetlerini sürdürebilecek şirketler için korurken, süreci kötüye kullanarak zaman kazanmaya çalışan şirketlerin önünü kesmeyi amaçlıyor.
Konkordatonun amacı ne?
Konkordato sistemi, mali sıkıntıya düşen borçluların iflastan kurtulmasını ve alacaklılarla belirli bir ödeme planı çerçevesinde uzlaşmasını sağlayan hukuki bir mekanizma olarak uygulanıyor.
Mahkeme denetiminde yürütülen süreçte, borçlunun faaliyetlerini sürdürmesi ve alacaklıların da alacaklarını belirli oranlarda tahsil edebilmesi hedefleniyor. Ancak son yıllarda konkordato başvurularındaki artış, sistemin bazı şirketler tarafından kötüye kullanıldığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.
2025 yılında mahkemelerin toplam 2 bin 817 geçici mühlet kararı vermesi, konkordato süreçlerindeki hızlı büyümeyi gözler önüne serdi. Bu rakam, 2022, 2023 ve 2024 yıllarının toplamını geride bıraktı.
Mali tablolar için yeni standart dönemi
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri finansal raporlama sisteminde yapılan değişiklik oldu.
Buna göre artık konkordato başvurularında şirketlerin mali tablolarını hangi standartlara göre hazırlayacağı net şekilde ayrıştırıldı.
Yeni sistemde üçlü yapı uygulanacak
- Bağımsız denetime tabi şirketler, Türkiye Muhasebe Standartları’nı uygulayacak.
- Bağımsız denetime tabi olmayan tüzel kişi tacirler için Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı esas alınacak.
- Diğer borçlular ise Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuata göre raporlama yapacak.
Bu düzenlemeyle birlikte özellikle büyüyen ancak bağımsız denetim dışında kalan şirketlerin konkordatoyu bir “kaçış planı” olarak kullanmasının zorlaştırılması hedefleniyor.
Bildirim süreleri yarıya indirildi
Yönetmelikle birlikte konkordato süreçlerindeki bürokratik gecikmeleri azaltacak yeni süre sınırlamaları da getirildi.
Öne çıkan değişiklikler şöyle:
- Borçlu ile bağımsız denetim kuruluşu arasında yapılan sözleşmenin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na bildirilme süresi 60 günden 30 güne düşürüldü.
- Bağımsız denetim kuruluşları hazırladıkları raporları en geç 30 gün içinde KGK’ya göndermek zorunda olacak.
- Mahkeme yazı işleri müdürlükleri de mali raporları doğrudan KGK’ya iletecek.
Uzmanlara göre bu adımlar, konkordato sürecinde zaman kazanma amacıyla oluşabilecek boşlukları önemli ölçüde azaltacak.
“Makul güvence” raporunda çift nüsha şartı
Yeni düzenlemeyle birlikte konkordato başvurularının en kritik belgelerinden biri olan “makul güvence veren denetim raporu” için de yeni bir zorunluluk getirildi.
Artık söz konusu raporun mahkemeye iki nüsha halinde sunulması gerekecek. Düzenleme ile hem evrak süreçlerinin hızlandırılması hem de arşiv ve denetim güvenliğinin artırılması amaçlanıyor.
Yeni düzenleme neyi hedefliyor?
Uzmanlar, yapılan değişikliklerin konkordato sisteminde “daha sıkı denetim” dönemini başlattığını belirtiyor.
Yeni uygulamayla birlikte artık yalnızca “borcumu ödeyemiyorum” demek yeterli olmayacak. Mahkemeler, daha kısa sürede hazırlanmış, standartlara uygun ve denetlenebilir mali tablolar talep edecek.
Böylece konkordatonun, gerçekten yeniden yapılandırılabilir şirketler için bir rehabilitasyon aracı olarak korunması; kötü niyetli başvuruların ise daha başvuru aşamasında elenmesi hedefleniyor.
Rakamlarla konkordato süreci
2025’te verilen geçici mühlet kararı: 2 bin 817
Bildirim süresi: 60 günden 30 güne düştü
Denetim raporu teslim süresi: 30 gün
Mali raporlama sistemi: 3 farklı standarda ayrıldı 
















