TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile site aidatlarından sosyal konut projelerine, çevre yönetiminden yangın güvenliği denetimlerine kadar birçok alanda önemli düzenlemeler yapıldı.
Yasada en dikkat çeken başlıklardan biri ise milyonlarca site sakininin şikayet konusu haline gelen fahiş aidat artışlarına yönelik düzenleme oldu.
Aidat artışlarında yeni dönem
Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte site yöneticilerinin aidat ve avans tutarlarını tek taraflı belirlemesinin önüne geçiliyor.
Yeni düzenlemeye göre:
- İşletme projeleri artık kat malikleri kurulunda onaylanacak.
- Yönetici, geçici işletme projesi hazırlasa bile bu proje en geç 3 ay içinde genel kurulun onayına sunulacak.
- Aidat ve avans artışlarında son söz kat maliklerinde olacak.
- Mevcut işletme projesi bulunan sitelerde artış oranı, yeniden değerleme oranını aşamayacak.
Düzenleme ile özellikle son yıllarda sıkça gündeme gelen yüksek aidat artışlarının kontrol altına alınması amaçlanıyor.
Yönetim planı değişikliği zorlaşıyor
Kanunla birlikte toplu yapılarda yönetim planının değiştirilmesi için gereken çoğunluk şartı da yeniden düzenlendi.
Buna göre yönetim planı değişikliği için toplu yapı temsilciler kurulunda bağımsız bölümlerin toplam sayısının üçte ikisinin onayı gerekecek.
Geçici yönetimlere ilişkin hükümler de yine bağımsız bölüm maliklerinin üçte iki oyuyla değiştirilebilecek.
TOKİ projelerine damga vergisi istisnası
Yasayla birlikte TOKİ’nin sosyal konut projelerine yönelik bazı ihalelerde damga vergisi muafiyeti getirildi.
31 Aralık 2027’ye kadar uygulanacak düzenleme kapsamında:
- Sosyal konut projeleri,
- Konutla birlikte ihale edilen yapım işleri,
- Daha önce ilan edilmiş ancak teklif süresi dolmamış ihaleler
damga vergisinden istisna tutulacak.
Cumhurbaşkanı bu süreyi 3 yıla kadar uzatabilecek.
Tapu ve değerleme raporları dijital ortama taşınıyor
Yeni düzenleme ile birlikte bankalar ve finans kuruluşları tarafından hazırlatılan değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu hale geliyor.
Raporlar ücretsiz şekilde sisteme aktarılacak.
Yangın güvenliği denetimleri zorunlu olacak
İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kullanıma açık yapılarda yangın güvenliği kontrolleri düzenli hale getirilecek.
Yeni sisteme göre:
- Belediyeler veya yetkilendirilen uzmanlar tarafından periyodik denetim yapılacak.
- Eksiklik tespit edilen yapılara süre verilecek.
- Süre sonunda eksiklik giderilmezse yaptırım uygulanabilecek.
Özellikle büyük siteler, rezidanslar ve toplu yaşam alanlarında yangın güvenliği denetimlerinin artırılması hedefleniyor.
Çevre danışmanlık firmalarına ceza sistemi geliyor
Kanun kapsamında çevre yönetimi hizmeti veren firmalara yönelik yeni yaptırımlar da getirildi.
Buna göre:
- Çevre mevzuatına aykırılıkları bildirmeyen firmalara idari para cezası uygulanacak.
- 4 yıl içinde 100 ceza puanına ulaşan firmaların yeterlik belgeleri 180 gün askıya alınacak.
- 200 puana ulaşılması halinde yeterlik belgeleri 2 yıl süreyle iptal edilecek.
Sosyal konut alanlarında acele kamulaştırma yapılabilecek
Düzenleme ile sosyal konut projeleri için belirlenen yeni yerleşim alanlarında acele kamulaştırma yapılabilmesinin önü açıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gerekli durumlarda devir veya kamulaştırma kararı verebilecek.
Kadastro işlemlerinde yeni uygulama
Kadastro işlemlerinde ölçü ve hesaplama farklarına ilişkin düzenlemeler de yasada yer aldı.
Buna göre taşınmazların ölçüm ve yüzölçümü hesaplamalarında bilimsel olarak kabul edilen hata payı yeniden tanımlanacak. Belirlenen sınırların üzerindeki hatalar ise resen düzeltilebilecek.
Enerji kimlik belgesi ve kaçak yapı denetimleri artırılıyor
Kanunla birlikte:
- Sahte belgeyle alınan müteahhitlik belgeleri iptal edilecek,
- Ruhsatsız yapılarda kullanılacak hazır beton için ağır para cezaları uygulanacak,
- Enerji kimlik belgesi uzmanlarına yönelik idari yaptırımlar artırılacak.
Yeni düzenlemelerin önümüzdeki süreçte özellikle site yönetimleri, toplu konut projeleri ve kentsel dönüşüm uygulamalarında önemli değişiklikler yaratması bekleniyor.
















