Çok farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari projelere imza atan BAB Architects, Türkiye’de “broadcasting design” alanında öncülük eden kolektif bir mimari oluşum olarak öne çıkıyor. Hızla değişen yayın formatları, gelişen teknolojiler ve izleyici beklentileri doğrultusunda esnek, sürdürülebilir ve güçlü bir anlatı dili sunan stüdyo mekanları tasarlayan ofis; teknik altyapı ile marka kimliğini aynı potada eriten bir tasarım yaklaşımı benimsiyor.
Yayın stüdyosu tasarımında teknik ve estetik entegrasyon 
İrem Arıbaş, Hüseyin Beş ve Yurdaer Beş liderliğindeki ekip, yayın stüdyosunu yalnızca kameraya yönelik bir dekor alanı olarak değil; çok katmanlı bir üretim ekosistemi olarak kurguluyor.
Akustik düzenlemeler, ışık grid sistemleri, kamera hatları, kontrol odaları ve ekipman yerleşimi gibi teknik parametreler en ince detayına kadar çözümlenirken; aynı anda renk paleti, malzeme seçimi, grafik dil ve set tasarımı üzerinden kurumsal anlatı inşa ediliyor.
Mimar İrem Arıbaş’a göre stüdyo tasarımında “mekanın nasıl göründüğü” kadar “ne anlattığı” da belirleyici. Bu nedenle tasarım sürecinde teknik gereksinimler ile kurumsal imaj eş zamanlı ele alınıyor. Modüler set bileşenleri sayesinde farklı yayın türlerine hızla adapte olabilen, dönüşebilir ve güncellenebilir mekanlar oluşturuluyor.
Yayın türüne göre mekansal kurgu değişiyor
BAB Architects, her yayın formatının kendi ritmini ve temsil biçimini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor:
Haber stüdyolarında: Netlik, güven ve kurumsal duruş ön planda. Grafik ekran ölçekleri, veri akışı ve kamera hakimiyeti güçlü bir görsel disiplinle tasarlanıyor.
Talk-show formatlarında: Samimiyet ve ilişkisellik öne çıkıyor. Oturma düzeni, kamera açıları ve dekor dili izleyiciyle bağ kurmayı destekleyecek biçimde kurgulanıyor.
Spor yayınlarında: Dinamizm, tempolu grafik kullanımı ve hareketli ışık senaryoları mekansal atmosferi belirliyor.
Bu süreçte izleyici psikolojisi tasarımın ayrılmaz bir girdisi olarak değerlendiriliyor. Haber yayınlarında durağanlık ve mavi–nötr tonlarla güven hissi desteklenirken, eğlence ve spor programlarında enerjiyi artıran ışık ve renk kararları devreye alınıyor.
İnsan odaklı ergonomi ve üretim verimliliği
İç Mimar Hüseyin Beş’e göre yayın stüdyolarında merkeze her zaman insan yerleştiriliyor: sunucu, konuk, operatör ve izleyici.
Ergonomik çözümler, göz seviyesinde planlanan ışık, kontrollü sirkülasyon ve teknik bileşenlere hızlı erişim; yayın akışının kesintisiz ilerlemesini sağlıyor. Aynı zamanda bu yaklaşım, üretim sürecinde sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik açısından kritik rol oynuyor.
Yurdaer Beş ise izleyici deneyiminin ekrandan kurulduğuna dikkat çekiyor. Kameranın gördüğü arka plan, yüzeylerin ışıkla kurduğu ilişki, grafik yoğunluğu ve dijital ekran kullanımı; izleyicinin bilinçaltında güçlü bir algı oluşturuyor. Bu nedenle set tasarımı, içerik ve hedef kitle dinamikleri üzerinden şekilleniyor.
XR, LED ve veri odaklı altyapılar öne çıkıyor
Son dönemde yayın stüdyosu tasarımını etkileyen temel trendler arasında:
Yüksek çözünürlüklü LED ekran sistemleri
XR/AR destekli set tasarımları
Real-time grafik entegrasyonları
Akıllı ışık sistemleri
Data-driven yayın altyapıları
yer alıyor.
XR teknolojileri fiziksel setin ötesine geçen sahne derinlikleri üretirken, LED paneller temsil alanını genişletiyor. Ancak BAB Architects, teknolojinin mekanı domine etmesine izin vermeden; güncellenebilir ve uzun vadede sürdürülebilir sistemler kurmayı hedefliyor.
Stüdyo tasarımı bu doğrultuda üç temel düzlemde ele alınıyor:
Teknolojik katman – LED, AR, XR ve akıllı sistem entegrasyonları
Estetik katman – Malzeme yansımaları, mat–parlak dengesi, grafik yüzey dili
Davranışsal katman – Kamera ritmi, yayın temposu ve izleyici beklentileri
Kısa ömürlü trendlerden bilinçli olarak uzak duran ofis, modüler bileşenler ve güncellenebilir dijital yüzeyler aracılığıyla zamana dayanıklı yayın mekanları tasarlıyor.
İstanbul merkezli kolektif bir mimari oluşum
2018 yılında kurulan BAB Architects; mimari, iç mimari, televizyon dekoru ve sahne tasarımı alanlarında tasarım, proje yönetimi, uygulama ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. İstanbul Kadıköy’de faaliyet gösteren ofis, her projeyi kendi bağlamı içinde yeniden ele alarak yenilikçi ve karakteristik çözümler üretmeyi hedefliyor.
Ofis, masa başında kurgulanan tasarım kararlarını üretim sürecinde teknik detaylarla destekleyerek; işlevsel, estetik ve güçlü bir mekansal bütünlük oluşturmayı temel prensip olarak benimsiyor.
Rakamlarla ve kavramlarla öne çıkan başlıklar
Broadcasting design odaklı bütüncül mimari yaklaşım
Modüler ve esnek yayın stüdyosu tasarımı
XR, AR ve LED entegrasyonlu set kurgusu
İnsan deneyimi ve izleyici psikolojisi odaklı mekansal tasarım
Teknoloji, estetik ve marka kimliği entegrasyonu

















