Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin ekonomiye yansıması ve enerji maliyetlerindeki artış, Türkiye’de para politikasına yönelik beklentileri yeniden şekillendiriyor. Piyasada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Nisan’da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 300 baz puanlık faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 40 seviyesine yükseltebileceği öngörüsü güç kazanıyor.
Enflasyon baskısı yeniden yükseliyor
Şebnem Turhan'ın ekonomim.com'da yer alan haberine göre, Mart ayında beklentilerin altında kalan enflasyon verisine rağmen, özellikle elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan son zamlar, nisan ayı enflasyon beklentilerini yukarı çekti. Aylık enflasyonun yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, yıllık enflasyonda da yeniden yükseliş öngörülüyor.
Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki artışın yalnızca doğrudan değil; gıda, ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden ikincil etkiler yaratarak enflasyonu beslediğine dikkat çekiyor.
“Manşet enflasyon yüzde 32’ye çıkabilir”
QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, enerji zamlarının etkisiyle enflasyon görünümünün bozulduğunu belirterek, önümüzdeki aylarda manşet enflasyonun yüzde 32 seviyesine kadar yükselebileceğini ifade etti.
Işık’a göre:
- Gıda fiyatlarında artış hızlanacak
- Ulaştırma ve gübre maliyetleri yukarı yönlü baskı oluşturacak
- Enerji fiyatları enflasyon üzerinde belirleyici olacak
Bu gelişmeler doğrultusunda yıl sonu enflasyon tahmini de yukarı yönlü revize edilerek yüzde 28,5 seviyesine çıkarıldı.
TCMB’den güçlü mesaj beklentisi
Piyasalarda oluşan genel beklenti, TCMB’nin sadece likidite adımlarıyla değil, doğrudan politika faizi üzerinden güçlü bir sıkılaşma mesajı vereceği yönünde.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara da mevcut koşullarda rezervler ve enflasyon görünümündeki bozulmaya dikkat çekerek, nisan ayında faiz artışı ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı.
300 baz puan artış senaryosu öne çıkıyor
İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen’e göre, nisan ayı enflasyonunun yüzde 3 ve üzerinde gelmesi durumunda TCMB’nin bir haftalık repo faizini 300 baz puan artırarak yüzde 40’a yükseltmesi güçlü bir olasılık.
Bu senaryoya göre:
- Politika faizi efektif fonlama maliyetiyle eşitlenecek
- Yılın ikinci yarısında kademeli faiz indirim süreci başlayabilecek
- Ancak bu süreç, emtia fiyatlarına bağlı olarak şekillenecek
Faiz koridorunda da yukarı yönlü hareket mümkün
Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler ise yalnızca politika faizinde değil, faiz koridorunda da yukarı yönlü ayarlama yapılabileceğine işaret ediyor. Buna göre:
- TCMB’nin gecelik faiz kanalıyla sıkı duruşunu sürdürmesi
- Gerekirse faiz koridorunu en az 3 puan yukarı çekmesi
- Faiz indirim sürecinin ise ertelenmesi bekleniyor
Küresel riskler belirleyici olacak
Uzmanlara göre, para politikasının yönü üzerinde en kritik belirleyici faktörler:
- Orta Doğu’daki savaşın seyri
- Petrol fiyatlarının seviyesi
- Küresel finansal koşullar
Özellikle Brent petrol fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon ve cari denge üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.
Rakamlarla beklentiler
- Politika faizi (mevcut): %37
- Beklenen faiz artışı: 300 baz puan
- Olası yeni faiz: %40
- Nisan ayı enflasyon beklentisi: %3 (aylık)
- Yıl sonu enflasyon tahmini: %28,5 – %32 aralığı

















