Tekfen Holding'in geleceği merak konusu oldu
Türkiye'nin köklü holdinglerinden Tekfen Holding'in kontrolü üzerindeki tartışmalar sürüyor. Halk TV yazarı Bahadır Özgür, kaleme aldığı yazıda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yönetimine geçen hisseler sonrasında Tekfen'in geleceğine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Borsada yaklaşık 55 milyar liralık piyasa değerine ulaşan Tekfen Holding'in, faaliyet gösterdiği sektörler ve sahip olduğu iştirakler dikkate alındığında gerçek değerinin milyarlarca dolar seviyesinde olduğu ifade ediliyor.
Tekfen'in çoğunluğu TMSF kontrolünde
Mevcut ortaklık yapısına göre Tekfen Holding'in yüzde 25'i halka açık durumda bulunuyor. Şirket hisselerinin yüzde 42,8'lik bölümü ise el konulan Can Holding'e ait. Kalan hisseler ise ARY Grup'un kontrolünde yer alıyor.
Bu tablo nedeniyle şirket üzerindeki çoğunluk kontrolünün fiilen TMSF yönetiminde olduğu değerlendiriliyor. 
Gübre sektörünün liderlerinden biri
Tekfen Holding'in en güçlü faaliyet alanlarından biri tarım ve gübre sektörü olarak öne çıkıyor. Şirket bünyesindeki Toros Gübre'nin, Gübretaş ve İGSAŞ ile birlikte Türkiye gübre pazarının yaklaşık yüzde 60'ını kontrol ettiği belirtiliyor.
Geçtiğimiz yıl yaklaşık 29 milyar liralık satış hacmine ulaşan Toros Gübre, sektörün en önemli oyuncularından biri konumunda bulunuyor.
Şirketin faaliyetleri arasında;
- Ceyhan, Mersin ve Samsun'daki gübre üretim tesisleri,
- Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi işletmeciliği,
- Liman ve gemi filosu işletmeciliği,
- Alanar Tarım aracılığıyla tarımsal ürün ihracatı
gibi stratejik yatırımlar yer alıyor.
İnşaat projeleriyle uluslararası pazarda güçlü konumda
Tekfen Holding'in ikinci büyük faaliyet alanını ise inşaat sektörü oluşturuyor. Özellikle Orta Doğu ülkelerinde üstlendiği büyük ölçekli projelerle dikkat çeken şirket, son olarak Azerbaycan Merkez Bankası'nın yeni hizmet binasını teslim etti.
Şirketin Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgede devam eden çok sayıda altyapı ve üstyapı projesi bulunuyor.
31 Mart 2026 itibarıyla Tekfen'in yurt dışında devam eden projelerinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 494 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. 
Can Holding süreci yeniden gündemde
Bahadır Özgür'ün yazısında, Can Holding'in geçmiş dönemde Tekfen hisselerini artırarak şirket yönetiminde söz sahibi olmaya çalıştığına dikkat çekildi.
Yazıda, Rekabet Kurulu'nun daha önce bazı işlemler nedeniyle şirkete idari para cezası uyguladığı, buna rağmen operasyon öncesindeki süreçte hisse alımlarının devam ettiği ifade edildi.
Özgür, Can Holding'in farklı sektörlerdeki bazı yatırımlarının çeşitli nedenlerle gerçekleşmediğini ancak Tekfen hisselerindeki ilerleyişinin engellenmediğini belirterek bu durumun soru işaretleri yarattığını savundu.
Tekfen için yeni devir senaryoları konuşuluyor
TMSF yönetimine geçen hisselerin geleceği konusunda piyasalarda çeşitli senaryolar konuşuluyor. Şirketin sahip olduğu stratejik varlıklar, gübre sektöründeki güçlü konumu ve uluslararası inşaat projeleri nedeniyle Tekfen Holding'in olası yeni sahiplik yapısı yatırım çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.
Şirketin geleceğine ilişkin resmi bir açıklama bulunmazken, TMSF'nin atacağı adımlar ve olası hisse devir süreçlerinin önümüzdeki dönemde netlik kazanması bekleniyor.
TMSF, Can Grubu'nun Tekfen Holding’deki %42,8 oranındaki tüm payının OYAK’a satışı için görüşmelere başladı.
Uzman yorumu
Tekfen neden stratejik öneme sahip?
Tekfen Holding yalnızca bir inşaat şirketi değil; gübre üretimi, liman işletmeciliği, tarım ihracatı ve uluslararası müteahhitlik faaliyetleriyle Türkiye'nin stratejik şirketleri arasında yer alıyor. Özellikle tarımsal üretimde kritik öneme sahip gübre sektöründeki yüksek pazar payı, şirketin olası sahiplik değişikliklerini ekonomik açıdan daha da önemli hale getiriyor.















