Türkiye rüzgar enerjisi ekosisteminde Ar-Ge, yerli teknoloji ve yatırım süreçlerinin geleceği, TENMAK (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu), T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) iş birliğiyle düzenlenen “Yatırımlar odağında rüzgar ekosisteminde Ar-Ge yaklaşımı: sorunlar, çözüm önerileri” başlıklı etkinlikte kapsamlı biçimde ele alındı.
Kamu, özel sektör, sanayi ve akademi temsilcilerini bir araya getiren etkinliğin açılış konuşmaları; TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı tarafından gerçekleştirildi.
rüzgar enerjisinde 150 milyon TL’lik Ar-Ge desteği 
TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, kurumun enerji ve maden alanlarında teknoloji geliştiren ve politika yapım süreçlerine veri sağlayan bir merkez olarak konumlandığını belirterek, rüzgar enerjisinin öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu vurguladı.
Karaveli, rüzgar enerjisi teknolojilerine yönelik 150 milyon TL bütçeli Ar-Ge destek çağrısının yürütüldüğünü belirterek, yalnızca teknoloji geliştirmenin yeterli olmadığını, bu teknolojileri üretecek ve yönetecek nitelikli insan kaynağının da eş zamanlı olarak güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
2053 net sıfır hedefinde rüzgarın stratejik rolü
Enerji arz güvenliği ve yerli üretimin önemine dikkat çeken Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ise rüzgar enerjisinin, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ile enerji ithalatının azaltılması hedeflerine aynı anda hizmet ettiğini söyledi.
Özkaya, rüzgar yatırımlarında kullanılan ekipmanların yerli üretim oranının artırılmasının kritik olduğuna işaret ederek, Türkiye’de geliştirilen teknolojilerin uluslararası pazarlarda rekabet edebilir hale gelmesinin temel hedef olduğunu vurguladı.
büyüyen kurulu güç, yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getiriyor
TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, Türkiye’de rüzgar enerjisinin 1998 yılında üç türbinle başladığını, bugün ise yaklaşık 6.500 türbinin aktif olarak çalıştığını hatırlattı. Mevcut proje stoğu ile birlikte önümüzdeki dönemde 6.000’in üzerinde yeni türbinin daha devreye alınmasının beklendiğini aktaran Arıcı, bu büyümenin yalnızca yeni kurulumları değil; yenileme, kapasite artışı, recovery ve recycling süreçlerini de gündeme getirdiğini söyledi. 
rüzgar enerjisinde 15 GW’lık recovery süreci başlıyor
“Şebeke ve depolama yatırımlarında Ar-Ge ekosistemi” başlıklı oturumda konuşan Ebru Arıcı, Türkiye’de rüzgar enerjisinde yaklaşık 15 GW kurulu güç bulunduğunu belirterek, ilk kurulan santrallerin ekonomik ömürlerini doldurmaya başlamasıyla birlikte recovery süreçlerinin sektör için yeni bir fazı temsil ettiğini ifade etti.
Arıcı, recycling önemli olmakla birlikte recovery’nin kısa vadede daha hızlı değer üretebilecek bir alan olarak öne çıktığını vurguladı.
şebeke, depolama ve yeni nesil teknolojiler gündemdeydi
Etkinlik kapsamında düzenlenen oturum ve çalıştaylarda;
şebeke altyapısı ve depolama yatırımları,
yapay zekâ ve dijitalleşme uygulamaları,
ömür devri yönetimi,
nadir toprak elementleri,
sosyal kabul ve finansman modelleri
çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alındı.
sürdürülebilir büyüme için ortak çerçeve vurgusu
Etkinliğin sonunda; Ar-Ge yatırımlarının artırılması, yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi, insan kaynağı ve finansman mekanizmalarının bütüncül biçimde ele alınması gerektiği konusunda ortak görüş oluştu. TENMAK, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve TÜREB iş birliğiyle yürütülen çalışmaların, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde küresel değer zincirinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

















