Varlık Barışı uygulaması 10 yıl sonra yeniden gündemde
4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile Türkiye’de yeni bir Varlık Barışı uygulaması hayata geçirildi. Düzenleme, gerçek ve tüzel kişilerin yurt içinde ve yurt dışında bulunan belirli varlıklarını kayıt altına alarak finansal sisteme dahil etmelerine imkan tanıyor.
Ekonomi çevrelerinde dikkatle takip edilen düzenlemenin, sermayenin ülkeye kazandırılması, kayıt dışı ekonominin azaltılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda hazırlandığı belirtiliyor.
Vergi incelemesine karşı belirli güvenceler getiriliyor
Kanun kapsamında bildirilen varlıklar için öngörülen şartların yerine getirilmesi halinde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına yönelik bazı güvenceler sunuluyor.
Yabancı yatırım ve uluslararası hukuk alanında çalışmalar yürüten Avukat Abide Gülel Saral, Varlık Barışı düzenlemelerinin kamuoyunda zaman zaman yanlış yorumlandığını belirterek, uygulamanın mali bir düzenleme niteliği taşıdığına dikkat çekti.
Saral, geçmiş yıllardaki uygulamalara da işaret ederek, düzenlemenin temel amacının varlıkların ekonomik sisteme kazandırılması olduğunu ifade etti.
MASAK yükümlülükleri devam ediyor
Uzmanlara göre Varlık Barışı uygulaması ile kara para aklamayla mücadele mevzuatı birbirinden farklı alanları kapsıyor.
Avukat Abide Gülel Saral, avukatlar, kuyumcular, emlak ve inşaat şirketleri, bankalar ile finans kuruluşları başta olmak üzere birçok sektörün şüpheli işlemleri Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) bildirme yükümlülüğünün sürdüğünü söyledi.
Saral, geçmiş dönemlerde uygulanan Varlık Barışı düzenlemelerinde sisteme dahil edilen bazı işlemlerin daha sonra MASAK incelemelerine konu olabildiğini, şüpheli işlem bildirimleri üzerinden çeşitli soruşturmalar yürütüldüğünü hatırlattı.
"Varlık Barışı suç gelirleri için güvence sağlamıyor"
Uzman değerlendirmelerine göre yeni düzenleme, yatırım ve sermaye hareketlerini teşvik etmeyi amaçlasa da Türkiye'nin uluslararası kara para aklamayla mücadele standartlarında herhangi bir değişiklik yaratmıyor.
Bu kapsamda MASAK denetimleri, şüpheli işlem bildirimleri ve suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin yükümlülükler yürürlükte kalmaya devam ediyor.
Avukat Abide Gülel Saral, Varlık Barışı ile suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine yönelik mevzuatın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek, "Varlık Barışı uygulaması, kaynağı suç teşkil eden gelirlerin aklanmasına yönelik bir koruma sağlamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Yeni düzenlemenin özellikle hukuk, finans, bankacılık, emlak, inşaat ve kuyumculuk sektörlerinde faaliyet gösteren kurum ve kişiler tarafından dikkatle takip edildiği belirtiliyor.
















