Japonya Merkez Bankası, para politikasında tarihi bir adım atarak politika faiz oranını yüzde 0,75 seviyesinden yüzde 1’e yükseltti. Böylece ülkede faiz oranları 1995 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşmış oldu.
Karar, küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde geldi. Özellikle Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini artırması, enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Japonya ekonomisinde fiyat baskılarını güçlendirdi.
Japonya’da para politikası normalleşiyor
Uzun yıllar boyunca düşük büyüme ve deflasyonla mücadele eden Japonya, 1990’lı yıllardan itibaren faiz oranlarını kademeli olarak düşürerek sıfıra yakın seviyelerde tuttu. Ancak son dönemde enflasyon dinamiklerinde yaşanan değişim, Japonya Merkez Bankası’nı para politikasında normalleşme adımları atmaya yöneltti.
Banka, Mart 2024’te 17 yıl aradan sonra ilk kez faiz artırmış ve negatif faiz dönemini sona erdirmişti. Son kararla birlikte faiz oranı yüzde 1 seviyesine yükselirken, uzmanlar Japon ekonomisinin uzun süren deflasyon döneminden çıkarak daha dengeli bir enflasyon sürecine geçtiğini değerlendiriyor.
Enerji fiyatları enflasyon baskısını artırıyor
Japonya’da yükselen enerji maliyetleri üretici ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Ülkede toptan eşya fiyatları mayıs ayında yıllık bazda yüzde 6’nın üzerinde artış göstererek son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetti.
Buna karşın tüketici enflasyonu nisanda yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşerek Merkez Bankası’nın yüzde 2’lik hedefinin altında kaldı. Bu durum, BOJ’un enflasyonla mücadele ederken ekonomik büyümeyi destekleme arasında hassas bir denge kurmasını zorunlu kılıyor. 
Rakamlarla Japonya ekonomisi
Politika faizi: %1
Önceki faiz oranı: %0,75
Manşet enflasyon (Nisan): %1,4
BOJ enflasyon hedefi: %2
Toptan eşya fiyat artışı (Mayıs): %6+
Son zirve seviye: 1995 sonrası en yüksek faiz oranı
Yen üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor
Faiz artırımı kararının bir diğer amacı ise son yıllarda değer kaybeden Japon yeni üzerindeki baskıyı hafifletmek. Uzmanlara göre daha yüksek faiz oranları, yenin ABD doları ve euro karşısında güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Japon yeni uzun süredir düşük faiz politikalarının etkisiyle yatırımcıların düşük maliyetli finansman aracı olarak kullandığı para birimlerinden biri konumunda bulunuyor. Faiz artışlarının devam etmesi halinde bu durumun değişebileceği belirtiliyor.
Politika yapıcılar faiz artışına daha sıcak bakıyor
Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda sağlık sorunları nedeniyle son toplantıya katılamasa da, son aylarda yaptığı açıklamalarda enflasyon risklerinin yakından izlendiğini ve gerektiğinde ilave faiz artışlarının değerlendirilebileceğini ifade etmişti.
Ekonomistler, BOJ’un bundan sonraki süreçte ücret artışları, tüketim harcamaları ve enerji fiyatlarındaki gelişmelere göre hareket edeceğini belirtiyor. Piyasalar ise Japonya’nın uzun yıllar sonra yeniden geleneksel para politikası araçlarına dönüşünü küresel finansal sistem açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Küresel piyasalar için ne anlama geliyor?
Japonya’nın faiz artırımı kararı, dünyanın en büyük ekonomileri arasında para politikası dengelerinin yeniden şekillenmeye başladığına işaret ediyor. Faiz oranı halen ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerin altında kalsa da, Japonya’nın ultra düşük faiz döneminden çıkışı küresel sermaye hareketleri ve döviz piyasaları açısından yakından takip ediliyor.
Uzmanlar, Japonya’daki normalleşme sürecinin devam etmesi halinde uluslararası yatırım akımlarında ve döviz piyasalarında yeni dengelerin oluşabileceğini vurguluyor.

















