Türk sinemasının ünlü isimlerinden Banu Alkan, kiracı olarak oturduğu ev nedeniyle yaşanan hukuki süreçle gündeme geldi. İddiaya göre Alkan’ın uzun süredir ikamet ettiği evin kira sözleşmesi kendi adına değil, kardeşi adına düzenlendi. Bunun ortaya çıkmasının ardından ev sahibi tahliye talepli dava açtı.
Mahkemeye taşınan dosyada, kira ilişkisinin sözleşmede yer alan kişi dışında başka birine devredildiği ve ev sahibinin bu konuda yazılı onayının bulunmadığı savunuldu. Dava sürecinde Banu Alkan’ın evi boşalttığı öğrenildi. Ancak mahkeme, ev sahibinin açtığı davada haklı olduğuna hükmetti.
Mahkeme: Yazılı rıza olmadan devredilemez
Kararda, Türk Borçlar Kanunu’ndaki “Kiracı, ev sahibinin yazılı rızası olmadan kira ilişkisini başkasına devredemez” hükmüne dikkat çekildi. Mahkeme, kira sözleşmesinin fiilen başka bir kişi tarafından kullanılmasının hukuka aykırı olduğuna kanaat getirdi.
Bu kapsamda dava masrafları ve yargılama giderlerinin de Banu Alkan tarafından ödenmesine karar verildi.
İstinaf Mahkemesi de itirazı reddetti
Yerel mahkemenin kararının ardından dosya İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Ancak yapılan itiraz da reddedildi ve ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun bulundu.
Böylece ev sahibi lehine verilen karar kesinleşmiş oldu.
Evin bulunduğu yer ve oturma süresi açıklanmadı
Dava dosyasına yansıyan bilgilerde, söz konusu evin hangi ilçede veya şehirde bulunduğuna dair resmi bir açıklama yer almadı. Aynı şekilde Banu Alkan’ın evde kaç yıl oturduğuna ilişkin net bir bilgi de kamuoyuyla paylaşılmadı.
Uzmanlar ise benzer uyuşmazlıklarda kira sözleşmesinin kim adına düzenlendiğinin ve konutta fiilen kimin yaşadığının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

















