Türkiye’de özel sektör ve kamuda iş arayan 40 yaş üstü çalışanlar, son yıllarda giderek büyüyen bir istihdam problemiyle karşı karşıya kalıyor. Uzun yıllar deneyim kazanmış beyaz yakalılar, yöneticiler ve uzmanlar; iş ilanlarındaki yaş kriterleri, yapay zekâ destekli eleme sistemleri ve maliyet kaygıları nedeniyle iş piyasasında geri planda bırakılıyor.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; kariyer platformlarından elde edilen veriler, özellikle 40 yaş üstü adayların işe alım süreçlerinde ciddi bir “algoritmik dışlanma” yaşadığını ortaya koyuyor.
Kariyer Sitesi Yöneticisi Ozan Talatoğlu, milyonlarca ilan ve başvuru trendini incelediklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Üst düzey yönetici pozisyonları hariç tutulduğunda, yayımlanan iş ilanlarının büyük bölümünde 18-35 yaş aralığı tercih ediliyor. Şirketlerin kullandığı ATS tabanlı insan kaynakları yazılımları, 40 yaş üzerindeki adayların CV’lerini çoğu zaman işverene ulaşmadan eliyor. Bu durum ciddi bir nitelik kaybı oluşturuyor.”
“Tecrübe, avantaj yerine risk olarak görülüyor”
İnsan kaynakları uzmanı Merve Yorulmaz ise şirketlerin deneyimli çalışanlara yaklaşımındaki temel sorunun “maliyet” ve “yönetim zorluğu” algısı olduğunu söyledi.
Yorulmaz’a göre birçok işveren, deneyimli adayların yüksek maaş beklentisi taşıyacağını veya genç yöneticilerle uyum sorunu yaşayacağını düşünüyor.
“Bazı şirketlerde bölüm müdürü adaydan daha genç olduğu için ego çatışması yaşanacağı endişesi oluşuyor. Bu nedenle tecrübeli adaylar ‘overqualified’ yani fazla nitelikli görülerek süreç dışında bırakılıyor” ifadelerini kullanan Yorulmaz, birçok kişinin CV’sinden yöneticilik deneyimlerini çıkarmaya başladığını belirtti.
Eski beyaz yakalılar farklı sektörlere yöneliyor
Uzmanlık alanlarında iş bulmakta zorlanan 40 yaş üstü çalışanların önemli bir bölümü, gelir elde edebilmek için farklı iş kollarına yöneliyor.
Son dönemde eski bankacılar, mühendisler ve satış yöneticilerinin moto-kuryelik, taşımacılık, gayrimenkul danışmanlığı ve proje bazlı serbest çalışma modellerine yöneldiği ifade ediliyor.
Özellikle emlak danışmanlığı, düşük giriş bariyeri ve yaş kriterinin daha esnek olması nedeniyle beyaz yakalıların en çok tercih ettiği alanlardan biri hâline geldi.
Uzmanlar, bu sürecin Türkiye’de “gizli vasıfsızlaşma” riski oluşturduğuna dikkat çekiyor. Kariyerinin önemli bölümünü uzmanlaşarak geçiren çalışanların, deneyimlerini kullanamadan sektör değiştirmek zorunda kalmasının uzun vadede ekonomik verimliliği de olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Yapay zekâ destekli işe alım sistemleri tartışılıyor
İşe alım süreçlerinde kullanılan ATS (Applicant Tracking System) yazılımları da yeniden tartışma konusu oldu.
Uzmanlara göre birçok şirket, başvuruları filtrelemek için otomatik eleme sistemlerinden yararlanıyor. Bu sistemler; yaş, deneyim süresi veya kariyer geçmişi gibi kriterlere göre adayları otomatik olarak sıralayabiliyor.
Bu nedenle bazı adayların, yeterlilikleri değerlendirilmeden süreç dışında kaldığı belirtiliyor.
Çözüm için yeni teşvik önerileri gündemde
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, 40 yaş üstü çalışanlara yönelik özel istihdam politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Öne çıkan çözüm önerileri arasında şunlar yer alıyor:
- 40 yaş üstü çalışan istihdam eden şirketlere SGK prim teşviki verilmesi
- İş ilanlarında yaş sınırının yasal olarak sınırlandırılması
- KOSGEB ve İŞKUR destekli mentorluk programlarının oluşturulması
- Deneyimli çalışanların KOBİ’lere rehberlik yapacağı “kurumsal hafıza transferi” projelerinin geliştirilmesi
Uzmanlara göre Türkiye’nin yaşlanan iş gücü yapısı dikkate alındığında, deneyimli çalışanların sistem dışında kalması yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ekonomik bir sürdürülebilirlik sorunu olarak görülüyor.
















