Ünlü sanatçı Özcan Deniz ile ağabeyi Ercan Deniz arasında süregelen aile içi anlaşmazlık, bu kez Zekeriyaköy’deki lüks bir villa üzerinden tekrar yargıya taşındı. Özcan Deniz, ikamet ettiği villanın kendi üzerine geçmediğini ve hâlâ aile şirketi Deniz Filmcilik’in tapusunda gözüktüğünü belirterek hukuki yollara başvurdu.
Sabah Gazetesi’nden Atakan Irmak’ın haberine göre, kardeşler yıllar önce satın aldıkları arsaya üç villa inşa ettirmişti. Ancak aralarındaki hem iş hem de özel hayattaki anlaşmazlıklar zamanla büyüdü. Önce uzaklaştırma kararı aldıran taraflar, şimdi de mülk paylaşımı nedeniyle mahkemelik oldu.
Protokol kriz yarattı, tanıklar konuştu
Davaya tanıklık eden Ahmet Başçı, villaların tapu işlemleriyle bizzat ilgilendiğini ve Özcan Deniz adına işlemleri yürüttüğünü dile getirdi. Başçı, tapu harçlarının dahi kredi kartından ödendiğini, ancak sürecin aile içindeki bir müdahale ile son anda tıkandığını ifade etti. Tanığa göre, Uğur isimli bir aile bireyinin devreye girmesiyle protokol rafa kaldırıldı.
Başka bir tanık olan Erhan Karataş da, protokol hükümlerine uyulmadığını ve bu durumun mağduriyet yarattığını belirtti. Karataş, “Ercan Bey devretmesi gereken tapuları devretmedi, bize verilen sözler tutulmadı,” dedi.
“Hiçbir işlemde yoktum” dedi
Mahkeme dosyasına yansıyan en dikkat çekici ifadelerden biri de Özcan Deniz’e ait oldu. Deniz, protokol sürecinden haberdar olmadığını, hiçbir resmi evrakta imzasının bulunmadığını öne sürdü. Sanatçı, sürecin sorumlusunun kız kardeşi Melek Kasap olduğunu savundu.
Davalı şirketten sert yanıt: “Tapular bize ait değil”
Deniz Filmcilik’in avukatları ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Avukatlar, protokolün resmi bağlayıcılığı olmadığını, yalnızca bir “niyet beyanı” içerdiğini savunarak davanın reddini istedi. “Tapular bize ait değil ve devri de hiçbir zaman gündeme gelmedi,” diyen savunma tarafı, Özcan Deniz’in haksız kazanç elde etmeye çalıştığını öne sürdü.
Aile içi anlaşmazlık kuzenlere de sıçradı
Dava dosyasında dikkat çeken bir diğer detay ise tarafların kuzen olması. Davacı tanıklar, aile bağı nedeniyle işlemlere güvenle yaklaştıklarını, ancak ilişkilerin bozulmasıyla birlikte hukuki mücadeleye başvurmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Mahkeme süreci devam ederken, ailenin yıllara dayanan mülk paylaşımı meselesi kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Dava, ilerleyen duruşmalarda netlik kazanacak.
















