Yapımına 1882 yılında başlanan Sagrada Familia'da tarihi bir eşik daha aşıldı. Dünyanın en çok ziyaret edilen mimari yapılarından biri olan bazilikanın altı merkezi kulesi tamamlanırken, projede kullanılan yapıştırıcı teknolojileri taş ve çelik bileşenlerin tek bir yapısal sistem gibi çalışmasına olanak tanıdı.İspanya'nın Barselona kentinde bulunan ve modern mimarinin simgeleri arasında gösterilen Sagrada Familia'nın merkezi kulelerinin tamamlanması, yapının inşa sürecindeki en karmaşık mühendislik aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. Projede görev alan Henkel, geliştirdiği Loctite yapıştırıcı teknolojileriyle yapının modüler inşaat sistemine destek verdi.
Akdeniz'e yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Sagrada Familia, yıl boyunca yüksek nem, tuzlu hava, sıcaklık değişimleri ve çevredeki metro hatlarının oluşturduğu titreşimlere maruz kalıyor.Projede kullanılan Loctite EA 9497 isimli yapıştırıcı çözümünün bu zorlu çevresel koşullara dayanacak şekilde geliştirildiği belirtiliyor. Ürün, yapısal dayanım ile esnekliği bir arada sunarak sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan genleşme ve büzülme hareketlerine karşı performans gösteriyor.
10 yılı aşkın iş birliği
Henkel ile Sagrada Familia yönetimi arasındaki iş birliği 10 yılı aşkın süredir devam ediyor. Şirket, projeye yalnızca yapısal yapıştırıcı tedarik etmekle kalmayıp teknik danışmanlık, test süreçleri ve mühendislik desteği de sağladı.Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkan Yardımcısı Mark Dorn, Sagrada Familia'nın mühendislik ve iş birliğinin gücünü ortaya koyan önemli projelerden biri olduğunu belirterek, gelişmiş teknolojilerin tarihi yapıların geleceğe taşınmasında önemli rol oynadığını ifade etti.Taş ve çelik tek bir yapı gibi çalışıyor
Sagrada Familia'nın kulelerinde kullanılan yapıştırıcı sistemi, taş ve çelik parçaların birbirine güçlü şekilde bağlanmasını sağlıyor. Sıvı halde uygulanan ürün, yüzeylerdeki boşlukları doldurarak iki farklı malzemeyi tek bir yapısal bütün haline getiriyor. Kürlenme sürecinin ardından oluşan bağlantı, yüksek dayanıklılık ve uzun ömürlü performans sunuyor.Uzmanlara göre bu yöntem, geleneksel montaj tekniklerine kıyasla daha hızlı üretim ve kurulum imkânı sağlarken yapısal güvenlikten ödün verilmemesine de katkı sunuyor.Modüler inşaat yaklaşımı süreci hızlandırdı
Antoni Gaudí'nin vizyonunu günümüz teknolojileriyle buluşturan proje kapsamında modüler inşaat yöntemi kullanıldı. Bu sistem sayesinde yapı elemanları önceden hazırlanıp sahada birleştirilirken, inşaat süreçlerinin geleneksel yöntemlere göre önemli ölçüde hızlandığı belirtiliyor.Projede bugüne kadar toplam 24 ton Loctite yapıştırıcısı kullanıldığı açıklandı. Altı merkezi kulede 826 panel ve 2 bin 100'den fazla taş parça yer alırken, her panel için ortalama 30 kilogram yapıştırıcı uygulandığı bildirildi.
Zorlu çevre koşullarına karşı dayanıklılık
Akdeniz'e yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Sagrada Familia, yıl boyunca yüksek nem, tuzlu hava, sıcaklık değişimleri ve çevredeki metro hatlarının oluşturduğu titreşimlere maruz kalıyor.Projede kullanılan Loctite EA 9497 isimli yapıştırıcı çözümünün bu zorlu çevresel koşullara dayanacak şekilde geliştirildiği belirtiliyor. Ürün, yapısal dayanım ile esnekliği bir arada sunarak sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan genleşme ve büzülme hareketlerine karşı performans gösteriyor.Dünyanın en yüksek dini yapısı oldu
Tamamlanan merkezi kulelerle birlikte Sagrada Familia'nın yüksekliği 172,5 metreye ulaştı. Böylece yapı, Almanya'daki Ulm Katedrali'ni geride bırakarak dünyanın en yüksek dini yapısı unvanını aldı.Uzmanlar, tarihi yapının tamamlanma sürecinde kullanılan modern mühendislik çözümlerinin, Gaudí'nin 140 yılı aşkın süre önce ortaya koyduğu mimari vizyonun korunmasına katkı sağladığını vurguluyor.Henkel ise 150. kuruluş yılı kapsamında, yüksek mühendislik gerektiren projelerde geliştirdiği teknolojilerin sürdürülebilir yapı çözümlerine katkı sağlamaya devam edeceğini belirtiyor.














