Türkiye’de konut kiralarında en sık yaşanan anlaşmazlıklardan biri, mülkle ilgili masrafların hangi tarafa ait olduğu sorusu. Özellikle artan kira bedelleri ve bakım-onarım maliyetleri, kiracı ile ev sahibi arasında “kim ödeyecek?” tartışmasını daha görünür hale getiriyor. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ise bu konuda temel çerçeveyi net biçimde çiziyor.
Masrafların temel ayrımı: mülkiyet mi kullanım mı?
Kira hukukunda en kritik ayrım, giderin mülkün varlığından mı yoksa kullanımından mı kaynaklandığıdır.
- Eğer gider, ev boş olsa bile ortaya çıkıyorsa → ev sahibine aittir
- Eğer gider, kiracının kullanımından doğuyorsa → kiracıya aittir
Bu ayrım, uygulamada birçok uyuşmazlığın çözümünde belirleyici rol oynar.
Yan gider, zorunlu masraf ve lüks harcama ne anlama geliyor?
Yan gider: Kira bedeli dışında kalan tüm giderleri ifade eder. Aidat, bakım, ortak alan giderleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
Zorunlu masraf: Mülkün kullanılabilir durumda kalması için yapılması şart olan giderlerdir.
Örnek: su tesisatı arızası, elektrik altyapısı sorunu
Faydalı masraf: Yaşam kalitesini artıran ama zorunlu olmayan harcamalardır.
Örnek: mutfak dolabı yenileme
Lüks masraf: Tamamen tercihe bağlı değişikliklerdir.
Örnek: sağlam parkelerin daha pahalı malzeme ile değiştirilmesi
Hangi giderler ev sahibine aittir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 302. maddesine göre, kiralanana ilişkin bazı temel yükümlülükler doğrudan mal sahibine aittir:
- Emlak vergisi
- Zorunlu deprem sigortası (DASK)
- Yapıya ilişkin büyük bakım ve onarımlar
- Çatı, dış cephe, temel gibi ana yapı giderleri
Ayrıca şu tür masraflar da ev sahibinin sorumluluğundadır:
- Bina güçlendirme
- Asansör yenileme
- Ortak alan büyük tadilatları
Ancak dikkat: Bu hüküm emredici değildir. Taraflar kira sözleşmesinde farklı bir paylaşım belirleyebilir.
Hangi giderler kiracıya aittir?
TBK’ya göre kiracı, kiralananı kullanırken oluşan giderleri karşılamakla yükümlüdür:
- Elektrik, su, doğalgaz faturaları
- Isınma ve aydınlatma giderleri
- Günlük temizlik ve bakım masrafları
- Küçük onarımlar (ampul değişimi, musluk contası vb.)
Bu giderlerin ortak özelliği, kullanım oldukça ortaya çıkmalarıdır.
Aidat ve çevre temizlik vergisi kime ait?
Bu iki kalem en çok karıştırılan giderler arasında yer alıyor:
- Aidat: İçeriğine göre değişir
- Temizlik, güvenlik gibi hizmetler → genellikle kiracı
- Büyük tadilat payları → ev sahibi
- Çevre temizlik vergisi:
Belediye Gelirleri Kanunu’na göre kullanıcıya, yani çoğunlukla kiracıya aittir.
Kiracı yaptığı masrafı kiradan düşebilir mi?
Kanun, bazı durumlarda kiracıya önemli haklar tanır. Eğer kiralanan sonradan ayıplı hale gelirse:
Rakamlarla
|
- Kiracı, ev sahibinden sorunun giderilmesini isteyebilir
- Makul sürede çözüm olmazsa, masrafı kendisi yapıp kiradan düşebilir
- Kira bedelinde indirim talep edebilir
Örnek durumlar:
- Kombi arızası
- Çatı akması
- Su tesisatı problemi
Bu haklar, TBK’nın 305 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Ödenmeyen yan gider tahliye sebebi olabilir
Yeni Türk Borçlar Kanunu ile önemli bir değişiklik de yürürlüğe girdi. Artık sadece kira bedelinin değil, yan giderlerin ödenmemesi de tahliye nedeni sayılıyor.
Bu da kiracı açısından aidat ve fatura ödemelerinin hukuki önemini artırıyor.
Sonuç: sözleşme belirleyici ama kanun çerçeveyi çiziyor
Kira ilişkilerinde temel prensip açık:
- Mülkiyetten doğan giderler → ev sahibine
- Kullanımdan doğan giderler → kiracıya
Ancak uygulamada en kritik unsur, kira sözleşmesidir. Taraflar, kanunun izin verdiği ölçüde gider paylaşımını farklı şekilde düzenleyebilir.
















