Türkiye’de dijital iletişim araçlarının hukuki süreçlerdeki rolü giderek artarken, Yargıtay’dan dikkat çeken bir emsal karar geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, alacak verecek davasında WhatsApp yazışmalarının delil olarak değerlendirilebileceğine hükmetti.
WhatsApp yazışmaları ve dekontlar birlikte incelendi
Samsun’da iki kişi arasında yaşanan borç anlaşmazlığı yargıya taşındı. Davacı, borcu altın bozdurarak verdiğini ve geri ödemenin de altın karşılığı üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürdü. Ancak dosyada yer alan WhatsApp yazışmaları ve banka transfer kayıtları, iddiaların ispatı açısından belirleyici oldu.
Mahkeme, taraflar arasındaki mesaj içeriklerinde borcun altın cinsinden verildiğine dair açık bir ifade bulunmadığını tespit etti. Ayrıca para transferlerinin Türk lirası üzerinden yapılmış olması da dikkate alındı.
Mahkeme: İspat yükü davacıda
Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, borcun altın olarak verildiği iddiasını ispat yükünün davacıda olduğunu vurguladı. WhatsApp yazışmalarında bu iddiayı destekleyen bir veri bulunmaması nedeniyle dava reddedildi.
Davacı karara itiraz ederek istinaf yoluna başvurdu. Ancak Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.
Yargıtay kararı onadı
Dosya bu kez temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay, alt derece mahkemelerinin kararlarını yerinde bularak oy birliğiyle onadı.
Kararda, WhatsApp yazışmalarının ve banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının iddiasını ispatlayamadığı ifade edildi. Bu nedenle alacağın altın cinsinden ödenmesi talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi.
Rakamlarla dava süreci
- Toplam borç: 90 bin TL
- Geri ödenen tutar: 40 bin TL
- Kalan borç tartışması: 50 bin TL
- Davacının talebi: 51,31 cumhuriyet altını karşılığı ödeme
⚖️ Uzman yorumu
Bu karar, dijital yazışmaların tek başına değil, diğer somut delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle borç ilişkilerinde yazılı ve açık ifadelerin bulunması, tarafların hak kaybı yaşamaması açısından kritik önem taşıyor.














