Ekonomist Prof. Dr. Soner Gökten, Nisan ayında uygulamaya konulacağı açıklanan altında barkod sisteminin sektörde köklü değişikliklere neden olacağını açıkladı. Prof. Dr Gökten'in bu konudaki yorumu özetle şöyle:
Türkiye’de altın piyasasını kökten etkilemesi beklenen Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) için hazırlıklar sürüyor. Nisan 2026’da hayata geçirilmesi öngörülen sistemle birlikte özellikle işlenmemiş külçe altınlar, üretim aşamasından itibaren barkodlanarak dijital olarak izlenecek. Amaç; kara para ile mücadele, kayıt dışı ekonominin azaltılması ve altın ticaretinde şeffaflığın artırılması.
Külçe altınlar mülkiyetle eşleştirilecek 
Yeni sistem, altını iki ana gruba ayırıyor: işlenmemiş altın (külçe) ve işlenmiş altın (ziynet). Çeyrek, yarım ve tam altın gibi ziynetler sistemin dışında bırakılırken; gram altın ve külçe altınlar, rafineriden çıkış anında barkodlanarak sisteme kaydedilecek.
30 bin TL üzerindeki tüm işlemlerin banka kanalıyla yapılması zorunlu olduğu için, barkodlu bir külçe altın satın alındığında bu altın alıcı kişinin kimliğiyle eşleşmiş olacak. Böylece külçe altının kimden kime geçtiği, hangi tarihte devredildiği ve kimin mülkiyetinde bulunduğu sistem üzerinden izlenebilecek.
Altın devri bildirime tabi olacak
Barkodlu külçe altının başka bir kişiye verilmesi mümkün olacak; ancak bu devir mutlaka sisteme bildirilecek. Tıpkı banka havalesinde olduğu gibi, “neden devredildiği” açıklanmak zorunda kalınacak. Bildirim yapılmadığı takdirde, sistem altını hâlâ ilk sahibin mülkiyetinde gösterecek.
Bu durum, ileride yapılacak servet–gelir uyum analizlerinde önemli bir veri kaynağı oluşturacak. Ayrıca vefat, miras ve veraset süreçlerinde de kayıtlı altınlar hukuki sonuçlar doğurabilecek.
Bilgi kutusu: bireysel yatırımcıyı ilgilendiriyor mu?
Hayır.
Çeyrek, yarım ve tam altınlar “işlenmiş altın” statüsünde değerlendirileceği için takip sistemi dışında kalacak. Düğünlerde takılan altınlar, bireysel tasarruf amaçlı fiziki altın birikimleri ve ziynet altınlar için herhangi bir kayıt veya bildirim zorunluluğu öngörülmüyor.
Eski külçe altınlar ne olacak?
Sistemin en dikkat çekici sonuçlarından biri eski, barkodsuz külçe altınlar için ortaya çıkıyor. Bu tür altınlar satılmak istendiğinde kuyumcu tarafından doğrudan sisteme sokulamayacak. Altınlar rafineriye gönderilecek, eritilecek, yeniden üretilecek ve barkodlanarak piyasaya dönecek.
Bu süreç;
Ek rafineri maliyeti
Stoklama ve zaman kaybı
Likidite yavaşlaması
yaratacağı için, ikinci el barkodsuz külçe altınların iskontolu fiyatlarla işlem görmesi bekleniyor.
Kuyumculuk sektörü için oligopol riski
Yeni sistem, özellikle küçük ve orta ölçekli kuyumcular açısından ciddi maliyetler doğuracak. Banka komisyonları, dijital uyum yükümlülükleri ve azalan işlem hızı; mahalle kuyumcularının külçe altın ticaretinden çekilmesine neden olabilir.
Uzmanlara göre süreç sonunda sektörde:
Küçük işletmelerin elenmesi
Büyük zincir markaların güçlenmesi
Karlılık oranlarının düşmesi
gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Kara para ile mücadelede etkili olacak mı?
KMTS’nin temel hedefi, külçe altın üzerinden kara para aklanmasının önüne geçmek. Küresel ölçekte külçe altının serbest dolaşımı ve kolay el değiştirebilmesi, bu varlığı kara para için cazip kılıyor. Barkod ve mülkiyet takibi sayesinde, kayıt dışı fonların sisteme sokulması ciddi ölçüde zorlaşacak.
Ancak yüksek tutarlı işlemlerin bilezik veya işlenmiş altın formuna kaydırılması teorik olarak mümkün olsa da, banka ve uyum denetimleri nedeniyle bu yolun da riskli olduğu değerlendiriliyor.
Genel tablo ne söylüyor?
Kıymetli Maden Takip Sistemi;
Bireysel tasarruf sahibini değil,
Külçe altın üzerinden ticaret yapanları,
Kayıt dışı ve yüksek hacimli işlemleri
hedef alıyor.
Yüksek tasarruf sahibi ve gelir kaynağını açıklayabilen yatırımcılar için sistem önemli bir sorun yaratmazken, altın üzerinden kayıt dışı finansal faaliyet yürütenler açısından ciddi bir sıkılaşma dönemi başlıyor.
Herbiremlak

















