Üç etaplı proje, 146 milyar liralık dev yatırım
192 kilometrelik Aksaray-Ulukışla-Yenice YHT hattı, Türkiye’nin güney ulaşım ağında stratejik öneme sahip bir hat olarak öne çıkıyor. Ancak ihalenin “21/B pazarlık usulü” ile yapılması, şeffaflık tartışmalarını da beraberinde getirdi.
İlk etap ihalesi 16 Ekim 2025’te gerçekleştirildi ve 47 milyar 753 milyon TL’lik teklifiyle Rönesans Holding’in iştiraki REC kazandı.
İkinci ve üçüncü etapların da henüz ihale edilmeden “belli şirketlere verileceği” iddiası, siyasetin gündemine taşındı.
“İhale daha yapılmadan sonucu belli”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, ihalenin ikinci etabının AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun şirketi Fernas İnşaat’a, üçüncü etabının ise Taşyapı İnşaat’a verileceğini öne sürdü.
Karasu, “Malum şirketlerle 21/B üzerinden pazarlık yapılacak. Fiyat bile şimdiden belli. Rekabet yok, şeffaflık yok. Savcılığa yapılmış suç duyuruları da var” ifadelerini kullandı.
Üç şirketin kamu ihaleleri geçmişi dikkat çekiyor 
Sözcü'nün haberine göre, ihalede adı geçen üç şirketin de kamu projelerinden aldığı pay oldukça yüksek.
Rönesans Holding (REC): 2018’den bu yana 105 milyar TL’yi aşkın kamu ihalesi aldı.
Fernas İnşaat: 2011’den bu yana yaklaşık 60 milyar TL tutarında kamu işi üstlendi.
Taşyapı İnşaat (Emrullah Turanlı): 2011 yılından bu yana 100 milyar TL’ye yaklaşan kamu ihalesi kazandı.
Emrullah Turanlı, geçtiğimiz yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında “çete üyesi” ifadelerini kullanmasıyla da gündeme gelmişti.
Rakamlarla Aksaray-Ulukışla-Yenice Demiryolu Projesi
Toplam uzunluk: 192 kilometre
Toplam yatırım tutarı: 146 milyar TL
Etap sayısı: 3
İlk etap yüklenicisi: REC İnşaat (Rönesans Holding)
İddia edilen diğer yükleniciler: Fernas İnşaat, Taşyapı İnşaat
“Yine 21/B, yine aynı isimler”
Ekonomi ve inşaat sektöründen bazı uzmanlar, son yıllarda büyük ölçekli altyapı ihalelerinin çoğunun “21/B pazarlık usulü” ile aynı gruplara verilmesini eleştiriyor. Bu yöntemin, rekabeti ve mali şeffaflığı zayıflattığı yönünde görüşler öne çıkıyor.

















