Türkiye ekonomisinde bütçe dengesine ilişkin veriler, faiz harcamalarındaki hızlı artışı gözler önüne seriyor. 2025 yılı 9 aylık bütçe sonuçlarına göre toplanan her 100 liralık verginin 21,4 lirası faiz ödemelerine gidiyor. Bu oran, sadece 8 yıl önce yani 2017’de 12,5 lira seviyesindeydi.
Kamu harcamaları açısından tablo benzer. Kamuda harcanan her 100 liranın 13,2 lirası faize gidiyor. 2022’de bu oran yüzde 10,6, 2023’te yüzde 10,2 düzeyindeydi. Ancak 2025’te yüzde 13,2’ye yükselmesi bekleniyor. Üstelik yılın ilk 9 ayında faiz harcamalarının toplam harcamalara oranı yüzde 16,3’e çıkarak 2010’daki zirve seviyelere yaklaşmış durumda.
Rakamlarla faiz yükü
2017: Her 100 lira verginin 12,5 lirası faize gitti
2022: 15,6 lira
2023: 17,7 lira
2024: 19,7 lira
2025 (9 ay): 21,4 lira
Uzmanlara göre, 2022’den sonra sistemli bir bozulma süreci başladı. Hazine’nin borçlanma ihtiyacı hızla arttı, faiz oranları da sert yükseldi. 
Borç stoku 12,5 trilyon lirayı aştı
Merkezi yönetim borç stoku 2018’de 1 trilyon liranın altındayken, 2025 Ağustos itibarıyla 12,5 trilyon liraya ulaştı. Yılbaşında bu rakam 9,6 trilyon liraydı. Son aylarda borçlanma aydan aya 300 milyar liraya yakın artış gösteriyor.
Hazine’nin borçlanma faizleri de dikkat çekici seviyelerde:
2 yıllık tahvil faizi: %40
5 yıllık tahvil faizi: %37
10 yıllık tahvil faizi: %32
Türkiye, 2027’de yüzde 9’la tek haneli enflasyonu hedefliyor ancak uzun vadeli borçlanma faizleri bu hedefin 4 katı seviyesinde.
Uzman yorumu
Ekonomi analistlerine göre asıl sorun borcun miktarından çok, borçlanma maliyetinin yüksekliği. Faiz oranlarının bu denli yüksek olmasının nedeni, ekonomi politikalarına olan güven eksikliği. Bu da Hazine’nin “tefeci faizi” denilebilecek oranlarla borçlanmasına yol açıyor.
Faiz ödemesi ana parayı geçti
Hazine uzmanlarının hesaplamalarına göre iç borçta faiz ödemeleri artık ana para ödemelerini geçmiş durumda. Türkiye Hazinesi, sadece borç itfası için değil, faiz ödemelerini karşılayabilmek için de borçlanıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son açıklamasında şunları söylemişti:
“Son 2-3 yılda faiz dışı açık verdik. Yani faizi de borçlandık. Bundan sonraki üç yılda faiz dışı fazla hedefliyoruz. 2026 yılında faiz harcamalarının milli gelire oranı zirveye ulaşacak, sonra gerileyecek.”
Ekonomistler ise 2026’da zirvenin görülmesi halinde, önümüzdeki yılın faiz yükü açısından çok daha zorlu geçeceği görüşünde.
İbrahim Ekinci'nin Ekonomim'deki yazısından yararlanılarak hazırlandı

















