Su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sürdürülebilir üretim modelleri iş dünyasının öncelikli gündemleri arasında yer alırken, banyo çözümleri alanında faaliyet gösteren Creavit de çevre odaklı uygulamalarını ürün ve üretim süreçlerine yansıtıyor.Seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları ve armatür ürünleri geliştiren Creavit, 65'ten fazla ülkede tüketicilere sunduğu ürünlerinde sürdürülebilirlik yaklaşımını ön plana çıkarıyor. Şirketin bu kapsamda geliştirdiği Savior lavabo serisi, üretimden kaynaklanan atık seramiklerin yeniden değerlendirilmesiyle üretiliyor.
Tamamı geri dönüştürülmüş seramik malzemelerden oluşan Savior serisi, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedeflerken, tasarım diliyle de su kaynaklarının korunmasına ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Katkı maddesi kullanılmadan üretilen ürünler, geri dönüştürülmüş malzemenin doğal yapısından kaynaklanan farklı renk tonlarıyla dikkat çekiyor.Serinin tasarımında kullanılan organik dokular ve doğadan esinlenen formlar, suyun yaşam döngüsündeki önemine vurgu yaparken, ürünün yalnızca işlevsel bir kullanım sunmasının ötesinde çevresel mesaj taşıyan bir tasarım unsuru olarak konumlandırılmasını sağlıyor. Öte yandan Creavit, üretim süreçlerinde de karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirket, vitrifiye sektöründe gerçekleştirilen denemelerde ürünlerini yüzde 100 hidrojen enerjisi kullanarak pişirdiğini açıkladı. Geleneksel fosil yakıtların yerine hidrojen enerjisinin kullanıldığı bu yöntemle doğal gaz tüketiminin ve karbon salımının azaltılmasının hedeflendiği belirtildi.
Uzmanlar, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilmesi için yalnızca ürünlerin kullanım aşamasında değil, üretim süreçlerinde de çevresel etkinin azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda geri dönüşüm uygulamaları ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, sanayinin dönüşümünde önemli araçlar arasında gösteriliyor. Creavit’in geri dönüştürülmüş malzemelerle geliştirdiği Savior serisi ve hidrojen enerjisine dayalı üretim çalışmaları, su kaynaklarının korunması ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik sektör örnekleri arasında değerlendiriliyor.
Tamamı geri dönüştürülmüş seramik malzemelerden oluşan Savior serisi, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedeflerken, tasarım diliyle de su kaynaklarının korunmasına ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Katkı maddesi kullanılmadan üretilen ürünler, geri dönüştürülmüş malzemenin doğal yapısından kaynaklanan farklı renk tonlarıyla dikkat çekiyor.Serinin tasarımında kullanılan organik dokular ve doğadan esinlenen formlar, suyun yaşam döngüsündeki önemine vurgu yaparken, ürünün yalnızca işlevsel bir kullanım sunmasının ötesinde çevresel mesaj taşıyan bir tasarım unsuru olarak konumlandırılmasını sağlıyor. Öte yandan Creavit, üretim süreçlerinde de karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirket, vitrifiye sektöründe gerçekleştirilen denemelerde ürünlerini yüzde 100 hidrojen enerjisi kullanarak pişirdiğini açıkladı. Geleneksel fosil yakıtların yerine hidrojen enerjisinin kullanıldığı bu yöntemle doğal gaz tüketiminin ve karbon salımının azaltılmasının hedeflendiği belirtildi.
Uzmanlar, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilmesi için yalnızca ürünlerin kullanım aşamasında değil, üretim süreçlerinde de çevresel etkinin azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda geri dönüşüm uygulamaları ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, sanayinin dönüşümünde önemli araçlar arasında gösteriliyor.















